Ana sayfa Kültür-sanat Doğru okuyup doğru konuşalım Hz. Ömer’in adaletinde dil hatâsının cezası: kırbaç

Hz. Ömer’in adaletinde dil hatâsının cezası: kırbaç

183
0

Hadis âlimi Prof. Dr. İbrahim Canan, “Hz. Peygamberin Sünnetinde Terbiye” adlı kapsamlı eserinde, Resulullahın (s.a.v.) ve Sahabîlerinin dil konusunda ne kadar hassas davrandıklarını ve en küçük bir dil hatâsına müsamaha gösterkmediklerini, son derece çarpıcı örnekleriyle açıklıyor. Eserin konumuzla ilgili bölümünden bir kısmını daha sunuyoruz:

– 2 –

PROF. DR. İBRAHİM CANAN

Hz. Ömer’in dil hususundaki titizliğini gösteren rivayetler de mevcuttur. Birinde, “Ömer ibnu’l-Hattab, bir kimse konuşurken hatâ yaparsa düzeltir, lâhn yaparsa kamçı ile döverdi” denmektedir.[1]

Bir diğer rivayette, Hz. Ömer’in, ok atışı üzerinde temrin yapan acemî bir gruba rastladığı sırada “Ne fena atışınız var!” diye tenkidi üzerine, atıcıların “Nahnu muteallimîn [doğrusu “nahnu muteallimûn” olacaktı]” yani “Biz henüz öğrencileriz” diye özür beyan etmeleri üzerine “Sizin lâhniniz atışınızdan da berbat! Zira Hz. Peygamberin (a.s.) şöyle dediğini işittim: ‘Lisanını düzelten kimseye Allah rahmetini bol kılsın’” der.[2]

Telâffuz sırasında dad’ı “zı” olarak telâffuz eden kimseye de müdahale eden Hz. Ömer’in[3] resmî yazışmada tek harfte yapılan imlâ hatâsı sebebiyle devlet memurunu azlettiğini görmekteyiz:

Ebû Musa’l-Eş’arî’nin kâtibi, Hz. Ömer’e yazdığı mektubuna şöyle başlamıştı: “Min Ebû Musa [doğrusu: “min Ebî Musa” olacaktı].” Hz. Ömer, derhal Ebû Musa’ya şöyle yazar: “Bu mektup eline varınca kâtibini kamçıla ve işinden azlet.”[4]

Bir diğer rivayet dahi Hz. Ömer’in “Dinî bilgilerde derinleşmeniz gerekir. Keza Arapçada ve fasîh Arapçada da derinleşmeniz gerekir” dediğini haber vermektedir.[5]

[Devamı var]

— İbrahim Canan, Hz. Peygamberin Sünnetinde Terbiye, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara: 1980, s. 127

***

Bundan önceki bölüm: http://yazarumit.com/resulullah-dil-hatasini-asla-hosgormezdi/

[1][1] K. Ummâl, 10:186.

[2] K. Ummâl, 10:149, 1263 H.; bk. İbnu Sa’d, 3:284.

[3] K. Ummâl, 10:149, 1264 H.

[4] Bk. K. Ummâl, 10:192; Ebu’t-Tayyib, a.g.e., s. 6.

[5] K. Ummâl, 10:151, 1276 H.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı yazın