Ana sayfa Tefekkür Güncel Mustafa İslâmoğlu gerçek yüzüyle!

Mustafa İslâmoğlu gerçek yüzüyle!

200
2

Resulullah’ın hadisleri hakkında halkı şüpheye düşürmeye matuf iddialarıyla tanınan Mustafa İslâmoğlu, bu defa hedef tahtasına iki İslâm büyüğünü aldı:

Bediüzzaman ile Mevlânâ.

Risale Ajans’ta “ikinci Abdülaziz vak’ası” kaydıyla yayınlanan bir habere göre, Mustafa İslamoğlu, Çay Tv’de yayınlanan “Kur’an’la Yüzleşme” programında Bediüzzaman’ı ve Mevlana’yı tezyif eden sözler sarf etti. Bu iki büyük İslam alimini “edep ve tevazudan uzak olmakla” suçlayan İslamoğlu, Risale-i Nur talebelerinin İslam’dan kopacağını iddia etti.

Mustafa İslamoğlu’nun, Çay TV’deki programında Bediüzzaman ve Mevlana hakkında kullandığı ifadeler aynen şöyle:

“Gelelim Said Nursi’ye. Said Nursi konusunda benim üç tane hutbem var “üç üstad” diye. Esma dersinde açıkça söyledim. Allah’ın bir ismi de Bedi’dir, Bedi’ olan Allah’ın ismi bir insana verilemez. Mevla da Allah’ın ismi; gideceksin Allah’ın yarattığı bir kula Mevlana diyeceksin. Yani edep yahu demek lazım. Bu ne tevazu derler adama. Bir de bu ismi kendine koyana dönmek lazım: Hani mahviyet ayakları falan nereye gitti?

“Kur’an açısından ben Risaleleri ele alıp da baştan sona Kur’an’a vurmamıştım. Bunu “Kur’anı Anlama Yöntemi” isimli son eserimi yazarken yaptım. Ve Risalelerde korkunç şeyler gördüm ve eserimde de “Ebced, Cifir ” diye bir başlık attım. Ve bu konuyu ciddi manada ele aldım ve dedim:

“Tüm Nurcu kardeşlerime sesleniyorum. Eğer bu gidişle giderse, bu ekol yüz seneye kalmadan islamdan kopmuş bir din halini almaya hazır görünüyor. Said Nursi risaleler için aynen Kur’an’ın indiği arştan indi diyor. Daha neler daha neler. Ben kitabımda bu konu ile alakalı iki sayfalık bir not düştüm.”

Yere göğe sığmayan Mustafa İslamoğlu

Bediüzzaman ve Mevlana gibi iki büyük İslam alimini tevazudan uzak olmakla suçlayan ve bunu yaparken alaycı bir dil kullanan Mustafa İslamoğlu, başka bir televizyon programında, kendisini “yüz insan, bin insan gibi, yaşayan efsane” şeklindeki tabirlerle övdürüyor.

Mustafa İslamoğlu’nun Emine Şenlikoğlu’na verdiği röportajda Emine Şenlikoğlu’nun İslamoğlu hakkında kullandığı tabirler aynen şöyle:

“Biliyorsunuz efsane ölü olur, efsaneler diri olmaz. Biz ise günümüzde Mustafa İslamoğlu efsanesini canlı canlı yaşıyoruz.Gökten zembille iner gibi bir efsane çıktı karşımıza, bu efsane her çiçekten bize renkler sundu. Öyle bir durum oluştu ki bizim kafamız karıştı. Bir insan ama yetkisi, yeteneği görüşleri adeta yüz insan, bin insan gibi. İşte bu efsane Mustafa İslamoğlu hocamızla sorularımla sohbet edeceğiz.”

Babasının şeytan kadar sevmediği “efsane”

Babasının Mustafa İslamoğlu hakkında kullandığı ifadeler ise, Emine Şenlikoğlu’nun övgülerine hiç benzemiyor. İşte bu da babasının dilinden Mustafa İslamoğlu:

“Mustafa’yı şeytanım kadar sevmiyorum, dünyaya fesat dağıtıyor. Humeyni’nin birinci adamı! Dua edelim de Cenab-ı Hak hidayet eylesin. Yaşı 55 oldu, torun sahibi oldu ama İran kafalı, Humeyni kafalı, evinin her tarafı İranlıların kitabıyla dolu, o yüzden babasıyla da görüşemez.”

Risale Ajans haberinin orijinali:

http://www.risaleajans.com/nur-alemi/mustafa-islamoglundan-said-nursiye-hakaret

2 YORUMLAR

  1. Bediüzzaman ve Mevlana gibi iki büyük İslam alimini tevazudan uzak olmakla suçlayan ve bunu yaparken alaycı bir dil kullanan Mustafa İslamoğlunu şiddetle kınıyorum böyle hoca müsveddelerinden Allah milletimizi muhafaza etsin.

  2. Kuyruklu yalan ile kuyruklu yıldızın benzerliği nedir? Hakikat nazarında cisimleri küçük, ama cürümleri büyüktür. Kuyruklu yıldız top sahası kadardır. Güneşe yaklaştığında adeta güneşe nisbet edercesine büyür. İçindeki gaz ve üzerindeki toz zerrecikleri güneşin ışınlarının etkisiyle etrafa saçılır ve semayı kaplar. Güneşin ışığıyla parıldamaları sonucu ortaya çıkan, minnacık bir cismin izafi ve boş kocaman görüntüsüdür. Ama güneşin etkisinden uzaklaşınca yine eski haline gelir. Yalan söz birkaç harften ibaret, ama bazen iftira manasıyla büyük olur. Sansasyon etkisi sebebiyle. Köpeğin sesinin kubbe altında aks-i sedası gibi. Ama taacüp ve endişeye gark eder. Kuyruklu yıldız gibi. İkisi de arazdır. Tıpkı dev aynasının karşısına geçen cücenin bir anda kocaman görünmesi gibi. Aynadaki görüntü zahiridir, yani olmayan vardır. Kuyruklu yalan ve kuyruklu yıldız gibi. Aldatma ihtimali ehl-i akıl için yoktur. Bunlar gazdan tayyarelerdir. Zihin semasında görünür ve gider. Lafını etmeye değmez. Gazdan işlemoğlununki de kuru gürültüdür. Kulağımızdan zart zart diye geçer gider.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı yazın