Ana sayfa Kültür-sanat Doğru okuyup doğru konuşalım semâî

semâî

24
1

semâî

Arapça / sıfat / isim

  1. Semâ’a, yani, işitmeye ait; işitme yoluyla elde edilen, öğrenilen.
  2. Türk mûsikîsinde 3 zamanlı usul.

Yürük semâî, sengin semâî, aksak semâî, yine mûsikîmizde birer usul adıdır ve birer sıfat tamlamasıdır. Bunlardan yürük semâî, aynı zamanda, bu usulün kullanıldığı bir beste formudur. Ağır semâî de aksak semâî usulünde bir beste formudur. Saz semâîsi ise, bir isim tamlamasıdır ve genellikle aksak semâî usulünde bestelenen bir saz eseri formunun adıdır.

Dikkat: Semâî kelimesinin sonu, aynen “millî, dinî, senâî, fer’î” gibi kelimelerin sonunda yer alan “î” sesi ile bitmektedir. Bunun dışında, “câmi’, sanayi’” gibi kelimelerin sonundakine benzer, okunmayan bir ünsüz, “semâî” kelimesinin sonunda yoktur. Bu bakımdan, iyelik eki aldığı zaman, bu kelime, sonu ünlü ile biten diğer bütün kelimelerde olduğu gibi, “saz semâîsi, Dede Efendinin yürük semâîsi, Hacı Sadullah Ağanın ağır semâîsi” şeklinde okunur. Bazı tiyatrocuların icad edip bir kısım TRT spikerlerinin yaygınlaştırdığı “saz semâîyi, Dede Efendinin yürük semâîyi” gibi okunuşlar hatâlı bir okuyuştur, Türkçenin hiçbir kuralına uymamakta ve hiçbir esasa dayanmamaktadır.

***

Bir atasözü

Eceli gelen köpek çobanın ekmeğini yer.

***

Bir deyim

Aklı okkadan dört yüz dirhem eksik. (Bir okka: 400 dirhem.)

1 YORUM

  1. Kâmus bir milletin hafızası, yani kendisi; heyecanıyla, hassasiyetiyle, şuuruyla. Kâmusa uzanan el namusa uzanmıştır. Her mukaddesi yıkan Fransız İhtilali, tek mukaddese saygı göstermiş: kâmusa.

    Cemil Meriç – Bu Ülke

    Aziz Ümit Şimşek bey abi sitenizi her geçen gün keşf ettikçe (Hatt-ı Kur’an olan bazılarınca ‘Osmanlıca’ diye tabir edilen Eskimez Yazı’mızda bu tür fiiller ayrı yazılırdı), hayranlığım artıyor, “Maşaalhah, Barekallah” diyorum. Sitenizin bu ‘Dağarcık’ başlığını bugün keşf ettim, çok beğendim, Allah razı olsun. Ve bilhassa deyim ve atasözü (darb-ı mesel) yayınlamanız bu söz san’atlarına meraklı olan bendenizin, daha çok takdirini almıştır.

    Bir de “Misal, Mesela” yerine “Örnek, Örneğin”, “Kelime” yerine “Sözcük” ve sair galat gibi Öztürkçecilerin zamanında dilimizde yaptığı cinayetleri de nazara vermeniz, güzel olur kanaatindeyim.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı yazın