Ana sayfa Genel Şeytan tuzaklarına iki maddelik çözüm

Şeytan tuzaklarına iki maddelik çözüm

128
0

İki topluluğun karşılaştığı gün geri dönenlerinizi, kazandıkları bazı şeyler sebebiyle şeytan kaydırmak istemişti. Allah ise onları bağışladı. Gerçekten de Allah Gafûr ve Halîmdir.

Ey iman edenler! Sefere veya savaşa çıkan kardeşleri için “Bizim yanımızda olsalardı ölmez yahut öldürülmezlerdi” diyen kâfirler gibi olmayın. Allah bunu onların yüreklerine bir hasret olarak yerleştirdi. Yaşatan da Allah’tır, öldüren de. Allah sizin yaptıklarınızı da görmektedir.

İster Allah yolunda öldürülün, ister başka şekilde ölün, Allah’tan gelecek bir mağfiret ve bir rahmet, onların dünyada toplayabilecekleri herşeyden daha hayırlıdır.

Ölseniz de, öldürülseniz de, Allah’ın huzurunda toplanacaksınız.

Âl-i İmrân, 3:155-158

Uhud harbinde yaşanan olaylar şeytanın eline bir fırsat vermişti. Bu vesileyle nazil olan âyet-i kerime ise Müslümanları hem uyarıyor, hem de Allah’ın onları bağışladığını bildirerek büyük bir müjde veriyordu. Bu âyeti okurken başlıca şu tesbitleri yaptık:

  • Şeytan daima ayağımızın kaymasını ister.
  • Küçük günahlar büyük günahların yolunu hazırlar.
  • Günahlar, tıpkı canavarları davet eden kokuşmuş maddeler gibi, şeytanı cezbeder.
  • İnsan şeytanlarına özellikle dikkat! Bunlar, cin şeytanlarından daha az tehlikeli değildir.
  • İşlenen günahlar (bilhassa aleniyete dökülenler) onların eline fırsat verir.
  • Daha büyük günahlara ve sonunda azgınlığa kışkırtmak için tuzakları pek çoktur.
  • Şeytanların tuzaklarına düşmemek için iki çare: Sürekli olarak Allah’ı anmak / hatâ işlediğinde tövbe ve istiğfar etmek.

Bu arada, Allah Teâlâ’nın Halîm ism-i şerifi üzerinde de durduk. Ve kul olarak bizim bu isimden başlıca iki nasibimiz olması gerektiğini gördük:

Halîm ism-i şerifinin tecellîsiyle mazhar olduğumuz müsamahadan istifade ederek kusurlarımızı düzeltmek / Kullara karşı hilm ve rıfkla muamele etmek.

Uhud savaşı şehitleri hakkında “Bizim yanımızda olsalardı ölmez yahut öldürülmezlerdi” diyen münafıklar anlatılırken, kader üzerinde yapılan vurgu dikkatimizi çekti. Bu vesileyle, Resulullah’ın bir hadis-i şerifini hatırladık ve “Keşke şöyle olsaydı / olmasaydı” türünden sözlerin mü’minlere yakışmadığını gördük.

Kadere imanın gerekliliği kadar, insana bahşettiği rahatlık da, 197’nci Kur’an Buluşmasında yaptığımız başlıca tesbitler arasında yer alıyordu.

Programın tamamını aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz:

UTESAV organizasyonuyla MÜSİAD’ın Sütlüce’deki genel merkezinde gerçekleşmekte olan Kur’an Buluşmaları, Cumartesi sabahları 7:00’de sunulan ve simit-peynir-çaydan meydana gelen bir kahvaltı ikramıyla başlıyor ve 7:30-9:00 arasında sunumlu olarak cereyan ediyor.

Kur’an Buluşmalarında hanımlar için de yer ayrılmış bulunuyor.

BİR CEVAP BIRAK

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı yazın