Aile Akademisi Derneği, Dünya Kadınlar Gününü 10 maddelik bir soru listesi ile sorguladı. Kadınlar Günü bahanesiyle ön plana çıkarılan bazı kadın tiplerine karşılık gerçekten mağdur ve mazlum durumundaki pek çok kadın kitlelerinin ısrarla görmezlikten gelindiği belirtilen bildiride, “Tüm zulüm odaklarının kirli emelleri dolayısıyla zulmettikleri kadınların, çocuklarından ayrı düşürülen annelerin, zalimlerin postalları altında ezilen narin çiçeklerin, inandığı biçimde giyinebilmek için hor görülenlerin; hulâsa bugüne kadar Dünya Kadınlar Günü bildirilerinde görülmeyen, duyulmayan, yok sayılan tüm kadınların, Dünya Kadınlarının Günü kutlu olsun” denildi.

Orijinaline aileakademisi.org adresinden ulaşabileceğiniz, http://muharrembalci.com/hukukdunyasi/tce/1026.pdf adresinden de PDF dosyasını indirebileceğiniz bildiri aynen şöyle:

8 Mart, 1910 yılından bu yana kapitalist küresel sermayedarların kendi lehlerine manipüle ettikleri ilginç bir gün olarak, “Dünya Kadınlar Günü” adıyla kutlanmaktadır. 8 Mart’ın tarihî süreci, her yıl giderek daha fazla çelişkiyi, soruyu ve dilemmayı bünyesinde toplayarak ilerlemektedir. Bu süreci doğru sorularla irdelemek gerekmektedir.

Soru 1

8 Mart 1857’de 129 kişinin ölümüne neden olan küresel kapitalizm, kadının ve erkeğin emeğini sömürmek suçundan niçin yargılanmamıştır? Niçin cinayetin sorumluluğu erkek üzerinde kalmıştır?

Cinayet soruşturmasından kurtulan küresel sermaye, sonrasında gerçekleştirdiği kadın emeğinin sömürüsü için de yargı önüne çıkmış değildir. Her nasılsa kadının da erkeğin daha önceden maruz kalmaya başladığı gibi daha fazla ucuz işgücü olarak kullanılması, bunun için çocuklarından, ailesinden, eşinden fedakârlık yapması kadın örgütleri tarafından özendirilmiş, küresel sermayenin ucuz işgücü haline gelmek kadın için özgürlüğün sembolü olmuştur. Kadın da erkek de aynı düzen içerisinde sömürülmeye teşvik edilmiştir.

Soru 2

Feminist örgütler her Kadınlar Gününde erkek sömürüsünden bahsederken küresel sermayenin sömürüsünü niçin görmezden gelmiştir/gelmektedir? Günümüzde kadın hareketinin küresel sermaye ile doğrudan ilişkisini ortaya koyan fonlanma düzeni niçin gündem edilmemekte, bu ilişki nasıl meşrulaştırılmaktadır?

Soru 3

Kadına yönelik aile içi şiddette erkeğin rolü, Kadınlar Günü bildiri ve açıklamalarının rutin gündemini oluştururken, bu şiddette alkol, uyuşturucu, kumar, ekonomik zorluklar, haz ve şiddet kültürü pompalayan Netflix ve ekran terörü niçin gündem dışı tutulmaktadır?

Soru 4

İnsanlık tarihi boyunca suçun ve kötülüğün ana kaynakları olan bu unsurları gündeme getirmemenin bilimsel bir dayanağı var mıdır?

Soru 5

Erkek şiddeti söyleminin hizmet ettiği küresel, kültürel, ekonomik ve siyasi amaçlar var mıdır? Kadına yönelen şiddetin sadece aile içerisinde olmadığı aşikârdır. Erkek şiddeti söylemini toplumsal bir nefret söylemi olarak topluma pompalayanlar, şiddete uğrayan tüm kadınları gerçekten savunmakta mıdır?

Örneğin İsrail’in katil paletleri altında ezilen Rachel Corrie hangi Kadınlar Günü Bildirisinde yerini almıştır? Rachel Corrie mi kadın değildir, yoksa İsrail’in işlediği cinayet mi şiddet olarak görülmemiştir?

Türkiye’de 28 Şubat sürecinde başörtüsü dolayısıyla okuyamayan kadınlar kadın örgütlerinin gündeminde ne kadar yer tutmuştur? Tunus’ta örtündüğü için sahra cezaevlerine doldurulan binlerce kadın, Mısır darbesinde darbeciler tarafından öldürülen Esma yeterince ya da kadın örgütlerinin istedikleri kadar kadın olamadıkları için mi Kadınlar Gününde gündem edilmemiştir?

Soru 6

Güya kadını koruyan kanunların, eşlerine tecavüzcü damgası vurup, kendilerini çocuklarıyla yapayalnız ve birçok zorlukla baş başa bıraktığı Mahinur, Beyza, Nagihan gibi kadınların da günü müdür Dünya Kadınlar Günü? Rachel’i, Esma’yı, Mahinur’u görmeyen, Tunus Sahra hapishanelerini dolduran kadınlara sahip çıkmayan bir Kadınlar Günü, tüm dünyadaki kadınları kuşatıyor olabilir mi?

Bu kadınların suçu feminist örgütlerin değer yargılarını paylaşmamak mıdır? Tüm kavgalarını kadın-erkek çatışması üzerine vermiş olsalardı yine böylesine yok sayılacaklar mıydı?

Soru 7

En can alıcı sorunlardan biri de şudur:

Dünyadaki şiddet, sömürü ve çatışmanın sadece kadın-erkek şeklinde indirgenmesi, gerçek kötülüğü maskelemek için midir?

Dünyada her alanda şiddeti ve haz kültürünü pompalayanlar, şiddetin kadın ve erkek arasında yaşanmasından gerçekten rahatsız mıdır? Yoksa kadın ve erkeğin birbirine düşmesi birbirini rakip ve düşman bilmeleri onların gerçek planı mıdır?

Niçin geleneğe, dine, aileye ya da evliliklerine sahip çıkan kadınlar görmezden gelinmekte, çektikleri acı ve sıkıntılar, yaşadıkları mağduriyetler Dünya Kadınlar Gününde gündeme gelmemektedir? Yoksa Dünya Kadınlar Günü, Dünyadaki tüm kadınların değil de belirli bir ideolojiyi ve amacı paylaşan kadınlarla onların kendi ideolojileri ve amaçları için araçsallaştırabildikleri kadınların günü müdür?

Soru 8

Toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarını tartışılmaz bir tabu olarak topluma dikte edenler, soru sorulmasına bile tahammül edemeyenler neyi amaçlamakta, kadını hangi amaç için araçsallaştırmaktadır?

Soru 9

Gerçek bir Dünya Kadınlar Günü, kadını, erkeği ve çocuğu sömüren, hepsini birbirine düşüren, düşman eden küresel sermaye ile savaşmaksızın kutlanabilir mi?

Soru 10

Aileyi parçalamayı hedef edinen, kadınla erkeği birbirinin düşmanı olarak gören, kısır cinsiyetçi okumalarla alkol, kumar, ekran terörü gibi türlü etkeni bir kenara bırakıp, erkekliği şiddetin ana kaynağı olarak gösteren bir zihniyet kadına, erkeğe, çocuğa ve insanlığa mutluluk getirebilir mi?

Bu soruları cevaplamadan Dünya Kadınlar Günü hakkındaki açıklamalar ne ölçüde hakka, hakikate, iyiye ve doğruya hizmet edebilecektir?

Tüm zulüm odaklarının kirli emelleri dolayısıyla zulmettikleri kadınların, çocuklarından ayrı düşürülen annelerin, zalimlerin postalları altında ezilen narin çiçeklerin, inandığı biçimde giyinebilmek için hor görülenlerin; hulâsa bugüne kadar Dünya Kadınlar Günü bildirilerinde görülmeyen, duyulmayan, yok sayılan tüm kadınların, Dünya Kadınlarının Günü kutlu olsun.

Bugünün âdil bir dünyada yaşayabilmemiz için bir milât olmasını temenni ederiz.

AİLE AKADEMİSİ DERNEĞİ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here