اَلَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِالْغَيْبِ وَيُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَمِمَّا رَزَقْنَاهُمْ يُنْفِقُونَۙ

Onlar gayba / gaybî olarak iman edenler,
namazlarını ikame edenler,
kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak
edenlerdir.
Bakara, 2:3

♦♦♦

GAYB

Duyularla idrak edilemeyen şeyler / varlıklar / âlemler

Geçmiş ve gelecek zamana ait haberler

♦♦♦

Makbul iman: gaybî iman

Ve İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve askerleri de zulüm ve düşmanlıkla onların peşine düştü. Boğulacağını anlayınca, Firavun “İsrailoğullarının inandığından başka bir tanrı bulunmadığına inandım; ben de Ona teslim olanlardanım” dedi.
Şimdi inandın demek! Oysa sen daha önce isyan etmiştin ve bozguncunun biriydin!

Yunus, 10:90-91

Allah katında makbul tövbe, kötülükleri işleyip durduktan sonra ölüm gelip çattığında “Ben şimdi tövbe ettim” diyen kimsenin veya kâfir olarak ölenlerin tövbesi değildir. Öyleleri için Biz acı bir azap hazırladık.

Nisâ, 4:18

Ey iman edenler! Görmedikleri halde Allah’tan korkanları ayırt etmek için, Allah sizi, elinizin ve mızraklarınızın erişeceği bir avla sınayacak. Bundan sonra kim bu hükümleri çiğnerse, onun için acı bir azap vardır.

Mâide, 5:94

Adn Cennetleri ki, Rahmân onu kullarına görmedikleri halde vaad etmiştir. Onun vaadi ise yerini bulacak bir vaaddir.

Meryem, 19:61

O takvâ sahipleri ki, görmedikleri halde Rablerinden korkarlar ve kıyametten de tir tir titrerler.

Enbiyâ, 21:49

Görmedikleri halde Rablerinden korkanlara gelince, onlar için bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.

Mülk, 67:12

Sen ancak Kur’ân’a uyan ve görmediği halde Rahmân’dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte onu bağışlanma ile ve ardı arkası kesilmeyecek, pek değerli bir ödülle müjdele.

Yâsin, 36:11

Hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez. Yükü ağır bir günahkâr, yükünü taşımak için yardım isteyecek olsa, hiç kimse o yükten birazını olsun üstüne almaz — isterse kendi akrabası olsun. Sen ancak görmedikleri halde Rablerinden korkan ve namazı dosdoğru kılan kimseleri uyarabilirsin. Arınan, kendisi için arınmış olur. Sonunda herkesin dönüşü Allah’adır.

Fâtır, 35:18

Onlar, görmedikleri halde Rahmân’dan korkan ve Ona yönelmiş bir kalple huzuruna gelen kimselerdir.

Kaf, 50:33

Biz peygamberlerimizi apaçık delillerle gönderdik ve onlarla beraber kitabı ve ölçüyü indirdik ki, insanlar adaleti ayakta tutabilsinler. Bir de demiri indirdik ki, onda çetin bir güç ve insanlar için yararlar vardır. Bütün bunları, görmedikleri halde Allah’a ve peygamberlerine yardım edenleri ortaya çıkarmak için Allah size verdi. Zira Allah Kavîdir, Azîzdir.

Hadîd, 57:25

♦♦♦

[Devam edecek]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here