Bütün peygamberler namaz kılar, namazı emreder

Zekeriya mihrapta namaz kılmaktayken melekler ona “Allah seni Yahya ile müjdeliyor,” diye seslendiler. “O Allah’tan bir kelimeyi tasdik edici, kavminin efendisi, nefsine hâkim, salihler zümresinden bir peygamber olacak.”

Âl-i İmrân, 3:39

Meryem çocuğu işaret etti. “Beşikteki çocukla nasıl konuşalım?” dediler.
Çocuk dedi ki: “Ben Allah’ın kuluyum. O bana kitap verdi, beni peygamber yaptı.
“Bulunduğum her yerde beni mübarek kıldı. Hayatta olduğum müddetçe bana namazı ve zekâtı öğütledi.
“Beni anneme hayırlı bir evlât kıldı; bedbaht bir zorba yapmadı.
“Doğduğum gün de, öldüğüm gün de, diriltileceğim gün de bana selâm olsun.”
İşte Meryem oğlu İsa budur. Hakkında anlaşmazlığa düştükleri sözün doğrusu da böyledir

Meryem, 19:29-34

Kitapta İsmail’i de an. O sözünde sadık idi ve Allah tarafından gönderilmiş bir peygamberdi.
Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi; Rabbinin katında da rızaya erişmişti.

Meryem, 19:54-55

[Musa’ya:] “Seni peygamber seçtim; şimdi sana vahyedileni dinle.
“Ben Allah’ım; Benden başta tanrı yoktur. Yalnız Bana kulluk et. Beni anmak için de namaz kıl.

Tâhâ, 20:13-14

Onları [İbrahim, Lût, İshak ve Yakub’u], emrimizle doğru yolu gösteren önderler yaptık ve kendilerine hayırlı işler yapmayı, namazı dosdoğru kılmayı, zekâtı vermeyi vahyettik. Onlar yalnız Bize ibadet eden kullardı.

Enbiyâ, 21:73

Oğlum, namazı dosdoğru kıl, iyiliği tavsiye et, kötülükten sakındır, başına gelene sabret. İşte bunlar, uğrunda azmedilmeye değer işlerdendir.

Lokman, 31:17

[İbrahim:] “Yâ Rabbi, beni ve neslimden olanları namazda devamlı kıl. Rabbimiz, duamı kabul buyur.”

İbrahim, 14:40

♦♦♦

Onlar namazlarında huşû içindedirler.

Onlar namazlarını gözetir ve korurlar.

Mü’minûn, 23:2, 9; Meâric, 70:23, 34

 

Onlar Âdem’in soyundan, Nuh ile beraber gemide taşıdıklarımızdan, İbrahim ile Yakub’un ve hidayet verip seçkin kıldığımız kimselerin soyundan, Allah’ın nimetlerine erişmiş peygamberler idi. Onlara Rahmân’ın âyetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlardı.
Onların ardından namazı zâyi eden ve şehvetlerinin peşine düşen bir nesil geldi ki, onlar da azgınlıklarının cezasını bulacaklar.
Ancak tövbe ederek iman eden ve güzel işler yapan kimseler müstesnadır; onlar, hiçbir haksızlığa uğramadan Cennete girerler.

Meryem, 19:58-60

Zayi etmek: terk etmek, vaktinde kılmamak, şartlarına riayet etmemek, inkâr etmek, camileri âtıl halde bırakmak…

♦♦♦

Sabır ve namazla yardım isteyin. Ancak bu, huşû sahiplerinden başkasına pek ağır gelir.

Bakara, 2:45

Münafıklar güya Allah’ı aldatıyorlar! Oysa Allah onların hilelerini başlarına geçiriyor. Namaza kalktıklarında da onlar üşenerek ve insanlara gösteriş olsun diye kalkarlar; Allah’ı ise pek seyrek hatırlarına getirirler.

Nisâ, 4:142

De ki: Allah yolunda gönülden de harcasanız, gönülsüzce de harcasanız, bu sizden kabul edilmeyecektir. Çünkü siz yoldan çıkmış bir güruhsunuz.
Onların bağışlarının kabulüne engel olan şey, Allah’ı ve Resulünü inkâr etmiş olmaları, namaza üşenerek kalkmaları ve bağışlarını gönülsüzce yapmalarıdır.

Tevbe, 9:53-54

Mücrimlere sorarlar:
“Sizi Sakar’a ne attı?”
Derler ki: Biz namaz kılmazdık.
Yoksulları doyurmazdık.
Bâtıla dalanlarla biz de dalıp gitmiştik.
Hesap gününü de yalanlıyorduk.

Müddessir: 74:41-46

♦♦♦

Büyük günahlardan sakınıldığı müddetçe beş vakit namaz ile iki Cuma ve iki Ramazan, bunların aralarında işlenen küçük günahlara kefaret olur.

Müslim, Tahâret: 14, 16

Sizden birinin kapısının önünde bir dere aksa, o kimse de her gün bu derede beş defa yıkansa, vücudunda kir kalır mı? Beş vakit namaz da böyledir. Allah beş vakit namazla günahları silip yok eder.

Buharî, Mevâkît: 6; Müslim, Mesâcid: 283

İslâm beş temel üzerine bina edilmiştir:

  • Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şahitlik etmek,
  • namazı dosdoğru kılmak,
  • zekâtı vermek,
  • Beytullahı haccetmek,
  • Ramazan orucunu tutmak

Buharî, İman: 1, 2; Müslim, İman: 19-22

Kişi ile şirk ve inkâr arasında namazın terki vardır.

Müslim, İman: 134

Kıyamet gününde kulun ilk olarak hesaba çekileceği ameli, onun namazıdır. Eğer namazı iyi çıkarsa kurtulmuş ve kazanmış, kötü çıkarsa kaybetmiş ve ziyana düşmüştür.

Tirmizî, Mevâkît: 188

♦♦♦

Hz. Ömer’den valilere:

Benim nazarımda en mühim vazifeniz namazdır. Onu vaktinde kılan ve koruyan, dinini korumuş olur. Onu ihmal eden ise, diğer işlerinde daha da ihmalkârdır.

Muvatta’, Vukut: 1

♦♦♦

[Devam edecek]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here