Bir süredir “28 Şubat” tekerlemesini tutturmuş gidiyorsunuz.

Eğer insanlara 28 Şubatçılık yaftasını yapıştırırken bunu iltifat kastıyla yapsaydınız anlardık.

Çünkü 28 Şubat sizin için hiçbir zaman menfi anlamlar çağrıştıran bir isim olmadı.

Fakat siz karşınızdakileri, 28 Şubat’ı bile geride bırakan haksızlıklara imza atmakla suçluyorsunuz.

Hayrola, sizin 28 Şubat’la hangi probleminiz olmuştu?

28 Şubat döneminde başörtüsü yasaklandığı zaman bunun fetvası kimden gelmişti?

28 Şubatçılar seçilmiş hükûmeti istifaya zorladığı zaman “Beceremediniz, bırakın artık!” diyerek onların korosuna katılanlar kimlerdi?

28 Şubat’ın kudretli paşalarına her kelimesinden yağ damlayan mektupları kim yazmıştı?

Başörtüsü yasağı karşısında hakkını arayan insanları 28 Şubat yönetiminin ağzıyla suçlayan yayınlar sizin medyanızın marifeti değil miydi?

28 Şubatçılar İmam Hatip Okulları ile Kur’an Kurslarını kapattığı zaman bir tek zil takıp oynamadığınız kalmıştı, unuttunuz mu?

Her bir maddesi haysiyet sahibi insanları yerin dibine batırmaya yetecek olan bu liste sonsuza kadar uzayıp gidebilir. Ama bunlardan hiçbirinin geçerli olmadığını farz etsek bile, yine sizin bugünkü MGK kararları karşısında söyleyecek tek bir sözünüz olmaz, olamaz.

Hattâ bu kararlar haksız bile olsa siz ağzınızı açamazsınız.

Çünkü yanılsalar dahi bir sevap alırlar, isabet ederlerse iki sevap birden!

Öyle buyurmamış mıydınız?

1 YORUM

  1. Ümit Şimşek beyin “Bir 28 Şubat hatırası olarak füruat meselesi” isimli eski bir yazısı: http://www.sondevir.com/?aType=yazarHaber&ArticleID=8973

    Gülen Cemaati’ni her geçen gün daha iyi tanıdıkça bu füruat meselesi daha çok anlamlı görünüyor ama gaflet. Cemaziyelevvel’lerinde de kendilerini son derece samimiyetle tanıtma çabaları varmış ve bakmasını bilen, bu son olaylar olmadan önce de görebilirmiş tüm vecihleriyle gerçek yüzlerini.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here