Medrese-i Nuriyeler, hiçbir resmiyeti olmayan ve hiçbir yere bağlı bulunmayan ilim mahalleridir. Bir önceki bölümde yer alan pasajda, Bediüzzaman, bir medrese-i Nuriyenin nitelik ve şartlarını açıkça tarif etmiştir.

Bu açıklamalardan anlaşıldığına göre, Nur medreseleri, her sınıf halktan, her yaştan, her seviyeden, her kesimden insanların bir araya gelerek iman ilimlerini okuyacağı yerlerdir.

Risale-i Nur’ları okuyan ve bunu bir hayat tarzı olarak benimseyen birkaç kişi, bir araya gelerek bir medrese-i Nuriye açmak yahut bir evi medrese-i Nuriye haline getirmek istedikleri zaman, başvuracakları veya izin alacakları bir merci yoktur.

Dünyanın herhangi bir köşesinde, Risale-i Nur’u henüz tanımış bir kimse, böyle bir teşebbüse niyetlendiği anda, kendi imkânlarıyla bunu gerçekleştirmek ve o medresede kendisiyle aynı gayeyi paylaşan arkadaşlarıyla beraber insanların imanına hizmet etmek imkânına sahiptir. Nitekim bugün dünyanın pek çok yerinde bu durum aynen cereyan etmekte ve Sibirya’dan Güney Afrika’ya, Amerika’dan Japonya’ya kadar nice yerlerde, sayısını Allah’tan başkasının bilemediği insanlar, böyle medreselerde bir araya gelerek Risale-i Nur’un dersleriyle imanlarına iman katmaktadır.

Herhangi bir siyasî niteliği bulunmadığı, ayrıca kimseden de hizmet karşılığında bir ücret talep edilmediği için, Nur medreselerine herkes rahatça girip çıkmakta, imana dair bir şüphesi olan kimseler istedikleri anda buralara gelerek Risale-i Nur’a vâkıf kimselere danışmakta ve kapıdan içeri adım attıkları andan itibaren kendilerini sıcak bir kardeşlik atmosferinde bulmaktadırlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here