Esmâ-i Hüsnâ:

En güzel isimler [Esmâ-i Hüsnâ] Allah’ındır; siz Ona bu isimlerle dua edin. Onun isimleri hakkında doğru yoldan ayrılanları ise bırakın. Onlar yaptıklarının karşılığını göreceklerdir.

A’râf, 7:180 (bk. İsrâ, 17:110; Tâhâ, 20:8)

O Allah ki Ondan başka tanrı yoktur. Görüneni de, görünmeyeni de O bilir. O Rahmân’dır, Rahîm’dir.
O Allah ki Ondan başka tanrı yoktur. O Melik’tir; herşeyin egemenliği Ona aittir. Kuddûs’tür; her türlü eksik ve çirkin sıfatlardan temiz ve münezzehtir. Selâm’dır; bütün eksikliklerden uzak olduğu gibi, bütün esenlik de Ondan gelir. Mü’min’dir; güven Ondan gelir, imanı O nasip eder. Müheymin’dir; görüp gözetir. Aziz’dir; kudreti herşeye üstündür. Cebbar’dır; iradesine asla karşı çıkılmaz. Mütekebbir’dir; büyüklük Onun hakkıdır. Allah, müşriklerin ortak koştuğu şeylerden uzaktır.
Allah ki, Hâlık’tır; herşeyi O yaratır. Bâri’dir; yarattıklarını, herbirine ve her haline lâyık şekilde yaratır. Musavvir’dir; yarattıklarına dilediği gibi şekiller verir. En güzel isimler Onundur. Göklerde ve yerde ne varsa Onu tesbih eder. O Aziz’dir, Hakîm’dir.
Haşir, 59:22-27

***

Esmâ-i Hüsnâ tevkifî midir?

Ekseriyetin kanaati + fiilî icmâ’: Hayır. (Tevkifî olduğunu savunanlar da naslarda yer almayan isimleri Allah hakkında kullanmışlardır.)

Kaide: “Dil, üslûp ve muhteva bakımından yetersizlik ve küçümseme ifade etmeyen, ulûhiyet makamıyla bağdaşabilen kavramlarla Allah’ı adlandırıp nitelemekte bir sakınca bulunmasa gerektir” (Bekir Topaloğlu).

***

Allah: Lâfza-i Celâl

  • Allah Teâlâ’nın kendi ismi
  • Sadece Ona has alem isimdir; başkası hakkında kullanılmaz
  • Ulûhiyete mahsus bütün sıfatları ve bütün Esmâ-i Hüsnânın mânâlarını kendisinde toplar
  • Kur’ân-ı Kerimde 2697 defa geçer

 

***

Allah ki Ondan başka ilâh yoktur.
Bakara, 2:255; Âl-i İmrân, 3:2; Nisâ, 4:87; Tevbe, 9:129; Tâhâ, 20:8; Neml, 27:26; Kasas, 28:70; Tegabün, 64:13

***

er-Rahmân

 

  • Bütün mahlûkata, başta rızık olmak üzere hayat şartlarını rahmetiyle bağışlayan
  • Sonsuz rahmet sahibi
  • Sadece Allah Tealâ’ya mahsus olan ve başkası hakkında kullanılması caiz olmayan bir isim
  • Kur’ân-ı Kerimin bir çok âyetinde, Rahmân ismi, Allah ismiyle müteradif şekilde kullanılır; bu bakımdan, Esmâ-i Hüsnâ içinde Lâfza-i Celâl yerine kullanılabilen yegâne isimdir.
  • Kur’ân’ın başında, ilk sûrenin ilk âyetinde ve bütün sûrelerin başlarındaki Besmele’de Lâfza-i Celâl’den hemen sonra er-Rahmân isminin gelmesi şunu gösterir: Ulûhiyetin kullara karşı öne çıkan özelliği kahır ve cebirden ziyade rahmettir.

 

***

De ki: İster Allah diye, ister Rahmân diye dua edin. Hangisiyle dua edecek olsanız, en güzel isimler Onundur. Namazda sesini fazla yükseltme, büsbütün de kısma; ikisi arasında bir yol tut.

İsrâ, 17:110

İşte seni de kendisinden önce nice ümmetler gelip geçmiş bir ümmete böylece gönderdik ki, sana vahyettiğimiz şeyi onlara okuyasın. Fakat onlar Rahmân’a nankörlük edip duruyorlar. De ki: O benim Rabbimdir. Ondan başka tanrı yoktur. Ben Ona tevekkül ettim; dönüş de yalnız Onadır.

Ra’d, 13:30

O gün takvâ sahiplerini şerefli bir heyet halinde Rahmân’ın huzurunda toplarız.
Mücrimleri de susuz halde Cehenneme süreriz.
Rahmân’dan bir söz almış olanlar dışında hiç kimsenin o gün şefaat yetkisi olmaz.
Bir de “Rahmân evlât edindi” dediler.
And olsun, pek çirkin birşey ortaya attınız.
Neredeyse gökler çatlayacaktı bu söz yüzünden; yer yarılacak, dağlar yıkılıp yerle bir olacaktı:
Onlar Rahmân’a evlât yakıştırdı diye.
Oysa Rahmân’a evlât edinmek yaraşmaz.
Göklerde ve yerde kim varsa, hepsi Rahmân’ın huzuruna kul olarak gelir.
Allah onların hepsini kuşatmış, herbirini tek tek saymıştır.
Kıyamet gününde de onlar Onun huzuruna birer birer gelirler.
İman eden ve güzel işler yapanlar için Rahmân bir sevgi vücuda getirecektir.
Meryem, 19:85-96

De ki: Geceler ve gündüzler boyunca sizi Rahmân’dan kim koruyacak? Onlar yine de Rablerini anmaktan yüz çeviriyorlar.

Enbiyâ, 21:42

Onlara “Rahmân’a secde edin” dendiğinde bu onların nefretlerini arttırır ve “Rahmân da neymiş? Senin emrettiğin şeye mi secde edecekmişiz?” derler.

Furkan, 25:60

Rahmân,
Kur’ân’ı öğretti.
İnsanı yarattı,
Ona beyanı öğretti.
Rahmân, 55:1-4

Gökyüzünün boşluğunda Allah’ın emrine uyarak uçan kuşları görmediler mi? Onları havada tutan Allah’tan başkası değildir. İman eden bir topluluk için bunda âyetler vardır.

Nahl, 16:79

Üstlerinde kanat çırpan kuşları görmediler mi? Onları havada tutan Rahmân’dan başkası değildir. O herşeyi hakkıyla görür.

Mülk, 67:19

***

Allah buyurdu ki:
Ben Rahmân’ım. Ben akrabalığı yarattım ve ona kendi ismimden ayırdığım “rahim” ismini verdim. Onunla alâkasını devam ettiren ile (sıla-i rahim) Ben de alâkamı devam ettiririm; ondan alâkasını kesenden Ben de alâkamı keserim.

Ebu Dâvud, Zekât: 45; Tirmizî, Birr: 9; Müsned, 1:191

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here