وَالَّذ۪ينَ يُؤْمِنُونَ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْكَ وَمَٓا اُنْزِلَ مِنْ قَبْلِكَۚ وَبِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَۜ

Onlar sana indirilene de iman ederler, senden önce indirilene de. Âhirete de onların yakîni vardır.

Bakara, 2:4

♦♦♦

Âyetin Müslümanlara hitabı:

“Kur’ân’a iman ettiğiniz gibi, ondan önceki kitaplara da iman edin.”

Âyetin Ehl-i Kitaba hitabı:

“Size indirilen kitaplara inandığınız gibi, Kur’ân’a da iman edin.”

Bütün insanlara:

Allah’ın indirdiği herşeye bütün olarak iman edin. Bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamazlık yapmayın.

♦♦♦

Kitaplara / bütün kitaplara / kitapların bütün bildirdiklerine iman
  • Bir önceki âyette geçen “gayba iman”ın tafsili

♦♦♦

Siz kitabın bütününe / bütün kitaplara iman edersiniz.

Âl-i İmrân, 3:119

Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaplara iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve kıyamet gününü inkâr ederse, pek derin bir sapıklığa düşmüş olur.

Nisâ, 4:136

Siz şöyle deyin: Biz Allah’a da, bize indirilene de; İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a ve torunlarına indirilene de; Musa’ya ve İsa’ya verilene de; Rablerinden bütün peygamberlere verilene de iman ettik. Biz onların hiçbirini ayrı tutmayız. Biz ancak Allah’a teslim olmuşuzdur.
Buna onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar. Yüz çevirirlerse, ayrılığa düşmüşlerdir. Onlara karşı sana Allah yeter. Çünkü O herşeyi işitir, herşeyi bilir.

Bakara, 2:136-137

Elinizde olanı doğrulayıcı olarak indirdiğime de iman edin; onu inkâr edenlerin ilki siz olmayın. Âyetlerimi az bir kazançla değişmeyin. Ve yalnız Benden korkun.

Bakara, 2:41

Onlara “Allah’ın indirdiğine iman edin” dendiğinde, “Biz yalnız bize indirilene inanırız” derler; ondan başkasını inkâr ederler. Oysa o, ellerinde olanı doğrulayan hakkın tâ kendisidir. De ki: Eğer mü’min iseniz, bundan önce Allah’ın peygamberlerini niçin öldürdünüz?

Bakara, 2:91

Kitap Ehlinden öyleleri de var ki, Allah’a da, size indirilene de, onlara indirilene de, Allah karşısında tam bir saygı içinde iman ederler ve üç beş kuruş için Allah’ın âyetlerini satmazlar. Onların Rableri katında ödülleri vardır. Allah ise hesapları pek çabuk görür.

Âl-i İmrân, 3:199

Ondan önce kendilerine kitap verdiklerimiz, buna da inanırlar.
Onlara Kur’ân okunduğu zaman, “Ona inandık,” dediler. “O hiç kuşkusuz Rabbimizden gelen haktır. Biz daha önce de hakka teslim olmuş kimselerdik.”
Sabretmelerinden dolayı onlara ödülleri iki kat verilecektir. Onlar kötülüğü iyilikle savarlar; kendilerine verdiğimiz rızıktan bağışta bulunurlar.

Kasas, 28:52-54

İsa da “Ey İsrailoğulları,” demişti. “Ben de size, daha önce indirilen Tevrat’ı doğrulamak ve benden sonra gelecek Ahmed adındaki peygamberi müjdelemek üzere Allah tarafından gönderilmiş peygamberim.” Fakat kendilerine apaçık deliller getirdiğinde, “Bu düpedüz büyü” dediler.

Saff, 61:6

♦♦♦

“Senden önce indirilene de iman ederler.”

Vahyin Kur’ân ile sona erdiğine işaret: Diğer peygamberler hem kendilerinden öncekini tasdik edici, hem de sonra gelecek peygamberi müjdeleyici olarak gönderilirken, Kur’ân sadece kendisinden öncekini doğrulamıştır.

♦♦♦

[Devam edecek]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here