اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

İşte onlar Rablerinden hidayet üzere olanlardır. Ve onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Bakara, 2:5

♦♦♦

Bakara, 2:1-5 Lokman, 31:1-5
 

 

Elif lâm mîm.

Kendisinde şüphe olmayan kitap işte budur.

O, müttakîler için hidâyettir.

 

Onlar gayba / gaybî olarak iman edenler, namazlarını ikame edenler, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak edenlerdir.

Onlar sana indirilene de iman ederler, senden önce indirilene de. Âhirete de onların yakîni vardır.

İşte onlar Rablerinden hidayet üzere olanlardır. Ve onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

 

Elif lâm mîm.

Bunlar hikmetli kitabın âyetleridir.

Muhsinler için hidayet ve rahmettir.

 

Onlar namazı ikame eder, zekâtı verirler; âhirete de onların yakîni vardır.

 

 

  

İşte onlar Rablerinden hidayet üzere olanlardır. Ve onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

♦♦♦

  1. âyet:

هُدًى لِلْمُتَّق۪ينَۙ

Müttakîler için hidayet

  1. âyet:

هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ

Rablerinden hidayet

 

هُدًى kelimesi her iki âyette de nekre olarak tekrarlandığı için, birbirinden farklı mânâlara işaret ederler:

 

  • 2. âyette “rehber” mânâsı daha galip.
  • 5. âyette ise, bu Kitabı rehber edinmenin neticesi üzerinde vurgu var.

♦♦♦

Rablerinden hidayet:

  • Kendilerinden değil, Allah’ın yaratması ve ihsanıyla.
  • İnsana yönelik terbiye işlemine dahil bir yol gösterme.

♦♦♦

اُو۬لٰٓئِكَ عَلٰى هُدًى مِنْ رَبِّهِمْ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ

Birinci اُو۬لٰٓئِكَ :

İmanın dünyadaki neticesi: Onlar Rablerinden gelen bir hidayete eriştiler.

İkinci اُو۬لٰٓئِكَ :

İmanın âhiretteki neticesi: Kurtuluşa erdiler, muratlarına kavuştular.

♦♦♦

[Devam edecek]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here