ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌۙ فَزَادَهُمُ اللّٰهُ مَرَضاًۚ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَل۪يمٌۙ بِمَا كَانُوا يَكْذِبُونَ
Onların kalplerinde hastalık var; Allah onların hastalığını daha da arttırmıştır. Yalan söyledikleri için onlara acı bir azap vardır.
Bakara, 2:10

♦♦♦

  • Hastalık münafıkların sair uzuvlarında değil, kalplerindedir
  • Kalp hastalığı bütün vücudu etkiler
  • İman mahalli olan kalbin hastalığını tedavi edip sağlam bir imana kavuşturmadıkça, başka şeyleri düzeltmeye kalkmak netice vermez
  • “Kalplerinde”: başkalarının değil, onların kalplerinde hastalık var

♦♦♦

Bilin ki, insan vücudunda küçük bir et parçası vardır. Eğer o et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi olur; bozulursa, bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalptir.

Buharî, İman:39; Müslim, Müsâkât: 107-108

Kalbi doğru olmadıkça kulun imanı doğru olmaz. Dil doğru olmadıkça da kalp doğru olmaz.

Müsned, 3:198

Allah sizin yüzlerinize ve cesetlerinize değil, kalplerinize ve amellerinize bakar. (Resulullah bunu söylerken parmağıyla göğsünü işaret etti.)

Müslim, Birr: 33

♦♦♦

Yeni bir sûre indirildiğinde, onlardan “Bu sûre hanginizin imanını arttırdı?” diyenler olur. İman edenlere gelince, bu sûre gerçekten onların imanını arttırmıştır; onlar bununla sevinç duyarlar.
İndirilen sûre, kalplerinde hastalık bulunanların da pisliğine pislik katar; sonunda onlar kâfir olarak ölürler.
Onlar her sene bir veya iki defa imtihana çekildiklerini görmüyorlar mı? Fakat ne tövbe ediyorlar, ne de ibret alıyorlar.
Bir sûre indirildiğinde, “Bizi gören var mı?” diye birbirlerine bakar, sonra da sıvışırlar. Onlar öylesine bir anlayışsızlar güruhudur; onun için de Allah onların kalplerini haktan uzaklaştırmıştır.

Tevbe, 9:124-127

Allah’a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyip durmaları yüzünden, kendisine kavuşacakları güne kadar Allah onların kalplerine münafıklığı yerleştirmiştir.

Tevbe, 9:77

Onların kalplerinde olanı Allah biliyor. Sen onlara aldırma, onlara öğüt ver ve kendileri hakkında, durumlarına uygun ve anlayabilecekleri şekilde beliğ söz söyle.

Nisâ, 4:63

Ey iman edenler! Size hayat verecek şeye çağırdığı zaman, Allah’a da, Resulüne de cevap verin. Bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer ve siz de Onun huzurunda toplanacaksınız.

Enfâl, 8:24

O ağacın altında sana biat ettiklerinde, Allah mü’minlerden hoşnut oldu. Onların kalplerinde olanı bildiği için, üzerlerine sekîne indirdi ve onları yakında erişecekleri bir fetihle ödüllendirdi.

Fetih, 48:18

Kalplerinde hastalık bulunanların, “Başımıza bir felâket gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Fakat bakarsın, Allah size bir fetih nasip eder veya kendi katından bir iş ortaya çıkarır da onlar gönüllerinde sakladıkları şey için pişman oluverirler.

Mâide, 5:52

Münafıklar, kalplerindekini yüzlerine vuracak bir sûre indirilmesinden çekiniyorlar. De ki: Siz alay ededurun; çekindiğiniz şeyi Allah mutlaka ortaya çıkaracaktır.

Tevbe, 9:64

Onlar, halkı Allah yolundan alıkoymak için yeminlerini kalkan yaptılar. Bu yaptıkları, gerçekten pek kötü birşeydir.
Çünkü önce iman etmiş, sonra kâfir olmuşlar, ondan sonra da kalpleri mühürlenmiştir; artık birşey anlayacak durumda değillerdir.

Münafikun, 63:2-3

♦♦♦

“Yalan söyleyip durmaları yüzünden…”
  • Bütün günahlarının temelinde yatan şey: yalan
  • Müslümanları uyanık bulunmaya davet

♦♦♦

“Haberiniz olsun, onlar yalancıların tâ kendileridir.”

Mücadele, 58:18

Onların yalancı olduklarına Allah şahitlik ediyor.

Haşir, 59:11

Münafıkların yalancı olduklarına Allah şahitlik ediyor.

Münafikun, 63:1

♦♦♦

[Devam edecek]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here