وَاِذَا لَقُوا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا قَالُٓوا اٰمَنَّاۚ وَاِذَا خَلَوْا اِلٰى شَيَاط۪ينِهِمْۙ قَالُٓوا اِنَّا مَعَكُمْۙ اِنَّمَا نَحْنُ مُسْتَهْزِؤُ۫نَ

İman edenlerle karşılaştıkları zaman “İnandık” derler. Şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise “Biz sizinleyiz,” derler. “Onlarla sadece eğleniyoruz.”
Bakara, 2:14

♦♦♦

  • إذا

…ları zaman: sürekli yaptıkları iş

  • خلوا

başbaşa kaldıkları zaman: gizlilik itiyadı

  • آمنا / مستهزؤن

İnandık: fiil olarak geçiyor / alay edicileriz: isim olarak geçiyor (alaycılık bizim asıl işimiz, sıfatımız; inanmak ise gelip geçici)

♦♦♦

İman edenlerle karşılaştıkları zaman, “Biz de inandık” derler. Baş başa kaldıklarında ise, birbirlerine, “Yoksa,” derler, “Rabbiniz ka­tında size karşı delil olarak kullansınlar diye mi Allah’ın size açtık­larını onlara anlatıyorsunuz: Hiç akıl etmiyor musunuz?”

Bakara, 2:76

♦♦♦

Şeytan
  • Haktan, hayırdan, rahmetten uzaklaşmış varlık
  • Ateşten yaratılmış, yanmış, helâk olmuş
Şeytanın iki özelliği:
  • Azgındır
  • Azdırır

♦♦♦

Her peygambere insan ve cin şeytanlarını Biz böylece düşman ettik ki, bunlar, aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler ilham ederler. Eğer Rabbin dileseydi onlar bunu yapamazdı; onun için sen onları uydurduklarıyla baş başa bırak.
Onlar bunu, âhirete inanmayanların gönülleri o yaldızlı sözlere meyletsin, sonra ondan hoşlansınlar ve işlemekte oldukları kötülükleri işlemeye devam etsinler diye yaparlar.

En’âm, 6:112-113

♦♦♦

EBÛ ZER (R.A.) ANLATIYOR:

Resulullahın orada bulunduğu bir sırada mescide gittim, yanına oturdum. Bana şöyle buyurdu:
“Ey Ebû Zer, cin ve insan şeytanlarının şerrinden Allah’a sığın.”
İnsan şeytanları da mı var?” dedim.
“Evet” buyurdu.

Nesâî, İstiâze: 48

♦♦♦

Üzerine Allah’ın adı anılmayan şeylerden yemeyin; çünkü bu Allah’a itaatten çıkmak olur. Şeytanlar ise, dostlarına, sizinle tartışmalarını telkin ederler. Onlara itaat ederseniz siz de müşrik olursunuz.

En’âm, 6:121

O sizin bir kısmınıza hidayet nasip etti; bir kısmınız ise sapıklığı kendileri hak etti. Çünkü onlar Allah’ı bırakıp şeytanları dost edinmişlerdir; hâlâ da kendilerini doğru yolda sanırlar.

A’râf, 7:30

♦♦♦

Münafıklar, kalplerindekini yüzlerine vuracak bir sûre indiril­me­sin­den çekiniyorlar. De ki: Siz alay ededurun; çekindiğiniz şeyi Allah mutlaka ortaya çıkaracaktır.

Onlara soracak olsan, “Biz öylesine dalmış eğleniyorduk” derler. De ki: Allah ile, Onun âyetleriyle ve Resulü ile mi eğleniyorsunuz?

Tevbe, 9:64-65

Senden önceki peygamberlerle de alay edildi. Ben ise onlara mühlet tanıdım, sonra da onları yakalayıverdim. Cezam nasıl oluyormuş?

Ra’d, 13:32

Yazıklar olsun o kullara! Ne zaman kendilerine bir peygamber gele­cek olsa onu alaya alırlardı.

Yâsin, 36:30

Âyetlerimize dalıp da onlarla eğlenenleri gördüğünde, başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir. Şeytan sana bunu unutturdu­ğunda ise, hatırladıktan sonra artık o zalimler güruhuyla beraber oturma.
Sakınanlar için, onların günahından bir sorumluluk yoktur; lâkin yine bir uyarı gerekir — bakarsınız, onlar da sakınırlar.
Dinlerini oyun ve eğlence edinen, dünya hayatına aldanmış kimseleri bırak. Fakat sen Kur’ân ile öğüt ver ki, kimse kazandığı günahlarla helâke sürüklenmesin. O zaman kişinin Allah’tan başka ne bir dostu olur, ne bir şefaatçisi. Her türlü fidyeyi verse de yine kabul edilmez. İşte onlar, kazandıkları günahlarla helâke düşmüş olanlardır. İnkâr edip durmaları yüzünden onlara kaynar sudan bir içecek ve acı bir azap vardır.

En’âm, 6:68-70

Kitapta Allah size şunu da indirmişti: Allah’ın âyetlerinin inkâr edildiğini yahut alaya alındığını işittiğinizde, onlar başka bir söze dalıncaya kadar onlarla beraber oturmayın. Yoksa siz de onlar gibi olursunuz. Allah ise münafıkları da, kâfirleri de hep birlikte Cehen­nem­de toplayacaktır.

Nisâ, 4:140

♦♦♦

[Devam edecek]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here