يَكَادُ الْبَرْقُ يَخْطَفُ اَبْصَارَهُمْۜ كُلَّمَٓا اَضَٓاءَ لَهُمْ مَشَوْا ف۪يهِۙ وَاِذَٓا اَظْلَمَ عَلَيْهِمْ قَامُواۜ وَلَوْ شَٓاءَ اللّٰهُ لَذَهَبَ بِسَمْعِهِمْ وَاَبْصَارِهِمْۜ اِنَّ اللّٰهَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يرٌ۟

Şimşek neredeyse gözlerini kör edecek! Şimşek etraflarını aydınlatınca, onun ışığında biraz yürürler, üzerlerine karanlık çökünce de çakılıp kalırlar. Eğer Allah dileseydi onların kulaklarını sağır, gözlerini kör ederdi. Çünkü Allah herşeye kadirdir.
Bakara, 2:20
♦♦♦

Hem fayda, hem zarar veren unsurlar:

  • ateş
  • ışık
  • nur
  • zulmet
  • yağmur
  • gök gürültüsü
  • şimşek
  • göz
  • kulak
  • dil
  • ölüm

Münafıkların durumunu tasvir eden bu âyetlerde sayılan bu unsurların hepsi de münafıkların aleyhindedir; nifakları sebebiyle bütün bunları münafıklar kendi aleyhlerine çevir­mişlerdir.

♦♦♦

Görmedin mi: Allah bulutları azar azar sevk eder; sonra onları birleştirir ve üst üste yığar. Derken, onun arasından yağmurun çıktığını görürsün. Allah gökten öyle dağlar indirir ki, bazan onda dolu da bulunur; onu Allah dilediği kimsenin başına indirir, dilediğinden de uzak tutar. Onun şimşeğinin parıltısı ise gözü alacak gibidir.

Nur, 24:43

Onlar sizi gözetleyip dururlar. Size Allah’tan bir zafer erişirse, “Biz sizinle beraber değil miydik?” derler. Kâfirlerin payına birşey düşecek olsa, bu defa da “Bizim taraf size üstün iken size karşı mü’minlere engel olmadık mı?” derler. Aranızdaki hükmü kıyamet gününde Allah verecektir. Allah, o kâfirlere mü’minler aleyhinde fırsat vermez.

Münafıklar güya Allah’ı aldatıyorlar! Oysa Allah onların hilelerini başlarına geçiriyor. Namaza kalktıklarında da onlar üşenerek ve insanlara gösteriş olsun diye kalkarlar; Allah’ı ise pek seyrek hatırlarına getirirler.

Arada bocalar dururlar. Ne onlara yâr olurlar, ne bunlara. Sen Allah’ın saptırdığı kimseyi kurtaracak bir yol bulamazsın.

Nisâ, 4:141-143

Bir de, insanlardan “Allah’a iman ettik” diyen var ki, Allah yolunda eziyete uğradığı zaman, insanlardan gelen sıkıntıyı Allah’ın azabı yerine koyar. Fakat Rabbinden bir zafer eriştiğinde de “Biz sizinle beraberdik” derler. Herkesin gönlündekini en iyi Allah bilmez mi?

Elbette Allah iman edenleri de ortaya çıkaracak, münafıkları da ortaya çıkaracaktır.

Ankebut, 29:10-11

Kalplerinde hastalık bulunanların, “Başımıza bir felâket gelmesinden korkuyoruz” diyerek onların arasına koşuştuklarını görürsün. Fakat bakarsın, Allah size bir fetih nasip eder veya kendi katından bir iş ortaya çıkarır da onlar gönüllerinde sakladıkları şey için pişman oluverirler.

O zaman mü’minler de “Şunlar değil miydi sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle yemin edenler?” derler. Onların bütün işledikleri boşa çıkmış, böylece hüsrana düşmüşlerdir.

Mâide, 5:52-53

Görmedin mi münafıklık edenleri: Kitap Ehlinden olan kâfir kardeşlerine “Siz yurdunuzdan çıkarılırsanız biz de sizinle çıkarız. Size karşı kimsenin sözünü dinlemeyiz. Size savaş açılırsa yardımınıza geliriz” diyorlardı. Allah şahittir ki onlar yalan söylüyorlar.

Onlar yurtlarından çıkarılacak olsa, onlarla beraber çıkmazlar. Onlara savaş açılsa yardım etmezler. Yardım edecek olsalar bile arkalarını dönüp kaçarlar; sonra kendileri de kimseden yardım görmezler.

Onların gönüllerinde sizin korkunuz, Allah korkusundan daha şiddetlidir. Çünkü onlar anlayıştan yoksun bir topluluktur.

Haşir, 59:11-13

O gün mü’min erkekleri ve mü’min kadınları görürsün ki, nurları önlerinde ve sağlarında koşmaktadır. Bugün sizin müjdeniz, altların­dan ırmaklar akan Cennetlerdir; ebediyen orada kalacaksınız. İşte bu pek büyük bir kazanç ve kurtuluştur.

O gün münafık erkekler ve münafık kadınlar, mü’minlere “Bize bakın da nurunuzdan alalım” derler. Onlara denir ki: “Arkanıza dönün de orada nur arayın.” Derken aralarına bir duvar çekilir ki, onun bir kapısı vardır; içi rahmet, dışı ise azaptır.

Mü’minlere “Biz sizinle beraber değil miydik?” diye seslenirler. Mü’minler “Evet,” der. “Fakat siz kendi kendinizi helâke düşürdünüz. Çünkü bizim başımıza gelecekleri gözetlediniz; şüphe içinde oldunuz; Allah’ın emri gelinceye kadar kuruntularla avunup durdunuz; o çok aldatıcı olan Şeytan da sizi Allah ile aldattı.

Hadîd, 57:12-14

♦♦♦

[Devam edecek]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here