اِنَّ اللّٰهَ لَا يَسْتَحْـي۪ٓ اَنْ يَضْرِبَ مَثَلاً مَا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَاۜ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَيَعْلَمُونَ اَنَّهُ الْحَقُّ مِنْ رَبِّهِمْۚ وَاَمَّا الَّذ۪ينَ كَفَرُوا فَيَقُولُونَ مَاذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِهٰذَا مَثَلاًۢ يُضِلُّ بِه۪ كَث۪يراً وَيَهْد۪ي بِه۪ كَث۪يراًۜ وَمَا يُضِلُّ بِه۪ٓ اِلَّا الْفَاسِق۪ينَۙ

Allah, sivrisinekle yahut ondan daha ötesi ile misal vermekten çekinmez. İman edenler bilirler ki, bu Rablerinden gelen hakkın tâ kendisidir. İnkâr edenler de “Allah bu misalle ne anlatmak istedi?” deyiverirler. Allah bu misalle birçoğunu saptırmış, birçoğunu da hidayete eriştirmiştir. Aslında, Allah’ın saptırdıkları, zaten yoldan çıkmış olanlardır.
Bakara, 2:26

♦♦♦

Sivrisinek mucizesi / maharetleri

  • delme
  • emme
  • uyuşturucu zerk etme
  • pıhtılaşmayı önleyici madde salgılama
  • uçuş ve iniş takımlarının harikulâdeliği
  • petek gözler
  • antenler
  • Dişi sivrisinek / âyette kullanılan kelime “dişi sivrisinek mâna­sın­dadır; insanın kanını emen de dişi sivrisinektir
  • insan kanını emer ve yavru yetiştirmekte kullanır / bir meydan okuyuş: insanın kanını, yeni kan emicileri yetiştir­mek için kullanır

♦♦♦

Ulûhiyet sıfat ve şuunatı hakkında Kur’ân hiçbir tarafı eksik bırakmamış; küçük-büyük, gizli-açık herşeyi herhaliyle kuşatan bir ulûhiyet tasvir etmiştir:

Onlar Allah’ı hakkıyla takdir edemediler. Oysa kıyamet gününde bütün yeryüzü Onun avucunda, gökler ise dürülmüş halde elindedir. O her kusurdan münezzeh, onların ortak koştukları şeylerden de yücedir.

Zümer, 39:67

Bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer ve siz Onun huzurunda toplanacaksınız.

Enfâl, 8:24

O gün kitap sayfalarını dürer gibi semâyı düreriz. Sonra da, ilk yaratışa başladığımız gibi mahlûkatı tekrar yaratırız.

Enbiyâ, 21:104

Görmedin mi ki, göklerde ne var, yerde ne varsa hepsini Allah bilir?
Ne zaman üç kişi aralarında fısıldaşacak olsa, dördüncüsü mutlaka Odur; dört kişilerse beşincisi Odur. Sayıları bundan az olsun, çok olsun, nerede olsalar Allah onlarla beraberdir. Sonra da Allah onlara yaptıklarını kıyamet gününde haber verir. Çünkü Allah herşeyi hakkıyla bilir.

Mücadele, 58:7

♦♦♦

Sonuç:

Azamet sıfatı, küçük şeyleri şümulü dışında bırakmaz, hepsini içine alır.

♦♦♦

Kur’ân’ın âyetleri mü’minler için hidayet sebebi olurken, kâfir ve münafıkların da inkârlarını arttırmalarına yol açar

Biz Cehennem görevlilerini meleklerden seçtik. Onların sayısını da kâfirler için bir fitne yaptık ki, kendilerine kitap verilenler iyice inansın; iman edenlerin imanı artsın; Kitap Ehli ile mü’minler şüpheye düşmesin; kalplerinde hastalık bulunanlar ile kâfirler de “Bu misalle Allah ne anlatmak istedi?” deyiversin. Allah dilediğini böyle saptırır, dilediğine de hidayet verir. Rabbinin ordularını Ondan başkası bilemez. Cehennem ise beşere bir ibrettir.

Müddessir, 74:31

Yeni bir sûre indirildiğinde, onlardan “Bu sûre hanginizin imanını arttırdı?” diyenler olur. İman edenlere gelince, bu sûre gerçekten onların imanını arttırmıştır; onlar bununla sevinç duyarlar.
İndirilen sûre, kalplerinde hastalık bulunanların da pisliğine pislik katar; sonunda onlar kâfir olarak ölürler.

Tevbe, 9:124-125

♦♦♦

Fâsık

  • Sınırı aşan, yoldan çıkan, haktan sapan, Allah’ın emir ve yasaklarına karşı gelen

 

Allah fasıklar güruhuna yol göstermez.

Mâide, 5:108; Tevbe, 9:24, 80; Saff, 61:5; Münafikun, 63:6

♦♦♦

[Devam edecek]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here