İçtihad kapısının kapalı olup olmadığı yolundaki soruyu, Bediüzzaman, “Kapı açıktır, ancak şu zamanda girmek için mâniler vardır” şeklinde cevaplandırır. Çünkü içtihaddan maksat, dinin esaslarına sımsıkı yapışmak suretiyle takvâda ilerlemek ve dinde bir kemal kazanmaktır. Bu niyetle içtihada yönelen ehil kimseler, tıpkı bir bitkinin gelişip boy atması gibi, kendi içinde bir gelişmeye vesile olurlar. Ancak zamanımızın hakim anlayışı dünya hayatını öne alarak âhirete tercih etmekte, dinin asıl hedefi olan âhiret mutluluğunu ihmal ederek dünya hayatının rahat ve mutluluğunu esas almakta ve âhireti dünyaya tâbi kılmaktadır. Böyle bir anlayışla içtihada yönelmenin sonucu ise, Allah’ın razı olacağı çözüme ulaşmak değil, dinin yükümlülüklerinden kaçış yolları bulmak şeklinde ortaya çıkacaktır.

Bediüzzaman, İçtihad Risalesi adındaki Yirmi Yedinci Sözde, ilk dönem Müslümanlarının bütün hayatlarının içtihad kabiliyetini geliştirecek bir şekilde cereyan ettiğine ve bütün zihinlerin “Allah’ın rızasını aramak” hedefine kilitlenmiş olduğuna dikkat çeker. Bu durumu, bütün nazarların siyasete, dünya hayatının rahat ve mutluluğuna ve felsefeye odaklandığı, yabancı âdetlerinin ve bid’at ve dalâletlerin istilâsı altında kalmış günümüzle mukayese ederek, zamanımız anlayışının içtihada yabanîleşmiş bulunduğuna dikkat çeker. Ve konuya altı ayrı noktadan yaklaşmak suretiyle, “semavî” olan din hükümlerinin “arzî” olan beşer heveslerine tâbi kılınamayacağını gösterir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here