Mâide sûresinin 20-26. âyetlerini okuduğumuz 292. Kur’an Buluşmasının özeti ve video kaydı.

Eski kavimlere ait kıssaları tarih okur gibi değil de, bugün yaşanmakta olan hayata dair dersler olarak okumanın önemine birçok örneği, 292. Kur’an Buluşmasında gördük.

12 Aralık tarihli Buluşmada okuduğumuz Mâide sûresinin 20-26. âyetlerin meâli şöyle idi:

Hani, Musa kavmine, “Ey kavmim,” demişti. “Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın ki, içinizden peygamberler çıkarmış, sizi hükümran kılmış ve âlemlerde kimseye vermediğini size vermişti.

“Ey kavmim! Allah’ın size yazdığı mukaddes topraklara girin. Sakın arkanızı dönüp kaçmayın; sonra hüsrana düşersiniz.”

“Ey Musa,” dediler. “Orada zorba bir topluluk var. Onlar çıkmadan biz oraya girmeyiz. Ne zaman çıkarlarsa biz de o zaman gireriz.”

Allah’tan korkanlardan, Onun nimetine ermiş iki adam dedi ki: “Onların üzerine kapıdan girin. Siz oraya girdiniz mi onları yenmişsiniz demektir. Mü’min iseniz yalnız Allah’a tevekkül edin.”

Onlar yine “Ey Musa,” dediler. “Onlar orada olduğu müddetçe biz asla oraya girmeyiz. Sen ve Rabbin gidip onlarla savaşın; biz burada oturacağız.”

Musa dedi ki: “Yâ Rabbi, kendimle kardeşimden başkasına söz geçiremiyorum. Bizimle fasıklar topluluğu arasında Sen hükmünü ver.”

Allah buyurdu ki: “Kutsal topraklar onlara kırk sene haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşsınlar; sen o fasıklar topluluğu için tasalanma.”

Musa aleyhisselâmın sözlerindeki ilk cümleyi biz kendi üzerimize alarak okuduğumuzda, “nimetleri hatırlama” emri bize şu hususları hatırlattı:

  • Nimeti “nimet” olarak hatırlamak şükrü sonuç verir.
  • Şükreden, kendisi için şükretmiş olur.
  • Fikri, dikkati, gayreti hayatın güzellikleri üzerinde odaklaşır.
  • Nimet hatırlandıkça, lezzeti de tekrarlanır.
  • Görev ve ibadetlerde şevk unsuru olur.
  • Allah’ın muhabbet ve rızasını celb ettiği için nimetin devamına ve artmasına sebep olur.
  • Nimet şükrü, şükür nimeti arttırır.

Allah Teâlâ, Mukaddes Toprakları İsrailoğulları için yazmıştı; ancak bu hükmün gerçekleşmesi için onların giderek orada bulunan zalim topluluğu oradan çıkarmaları gerekiyordu. Bu konuda Allah onlara başarıyı taahhüt ediyordu. Ancak İsrailoğulları Allah ve Resulü ile pazarlığa girişmeye kalktılar ve bunun sonucunda da emellerinden mahrum kaldıkları gibi, uzun yıllar boyunca perişan bir hayata mahkûm edildiler. Kıssa, bu yönüyle de kadere dair şu önemli hususları bize öğretti:

  • Sonucu yaratan Allah’tır. Allah her şeyi sebeplere bağlamıştır; fakat sonucu yaratan sebep değil, Allah’tır.
  • Allah yazmadıkça hiçbir şey olmaz. Ancak kul da çalışmazsa yazılana ulaşamaz. Yani: Kader inancı tembelliğe mazeret olamaz.
  • Gayret göstermeden Allah’ın yardımını bekleyenlerde ve Allah ile Resulüne kendi keyiflerince rol biçenlerin davranışlarında İsrailoğullarından kalma bir miras görülüyor.

Kur’an Buluşmalarının 292. bölümüne ait video kaydını buradan izleyebilirsiniz:

UTESAV organizasyonuyla Erdemli Hayat projesi kapsamında gerçekleştirilen ve daha önce MÜSİAD Genel Merkezinde yapılmakta olan Kur’an Buluşmaları, salgın sebebiyle bir müddettir https://www.youtube.com/erdemlihayat adresinden Cumartesi sabahları 7:30-8:30 arasında canlı olarak yayınlanıyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Adınız