Bu yazıyı 17 Aralık’ta yayınlamıştık, ama konu yine gündemde, ihtimaller yine aynı. Özellikle Amerika’ya güvenerek hesap yapacak olan Cemaat sempatizanları iyi düşünsünler…

Fethullah Gülen için kırmızı bülten çıkarılması artık ciddî şekilde konuşulmaya başladı.

Şu ana kadar yürütülen tahkikatlarda böyle bir sonucu verecek somut verilere ulaşılmış olması, çok fazla yabana atılacak bir ihtimal olarak görünmüyor.

Fakat bu ihtimalin ortaya çıkardığı bir başka soru daha var:

ABD Fethullah Gülen’i verir mi?

Sorunun cevabı çok net görünmese de, Amerika hakkında kesin olarak bildiğimiz iki gerçek var.

Birincisi: Amerika’nın vermeyeceği şey yoktur. Çıkarları gerektirdiğinde Amerika herşeyi satar. Fethullah Gülen bir yana dursun, Obama’yı da satar. Bu yüzden, mesele ABD’nin Gülen’i koruyup korumayacağı değil, Gülen’i satmakta bir çıkarının veya satmamakta bir zararının olup olmadığı meselesinden ibarettir. Bunu da Türkiye ile ilişkileri belirleyecektir.

İkincisi: Amerika en samimî bir dostunu bile satar, ancak sırlarıyla beraber satmak istemez. “Ya benim sattığım dostum da beni satarsa?” ihtimali, hainlerin en büyük korkusudur. Saddam’ın nasıl satılıverdiği, sonra da ülkeden çekilirken nasıl bertaraf edildiği, ABD’nin ahlâkını gösteren mükemmel bir örnek olarak hatırlanmalıdır.

Onun için, paralel yapı mensuplarına, şu ana kadar kendilerine karşı hep sıcak bir dostluk ve ev sahipliği sergilemiş olan Amerika’ya çok fazla güvenmemeleri gerektiğini hatırlatmalıyız. “Amerika bizi satar mı?” diye düşünecekleri yerde – dumanaltı olmadıkları bir sırada – “Nasıl satar?” diye düşünecek olurlarsa, hayatın gerçeklerine biraz daha yaklaşmış olurlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here