Anladıkları dilden konuşuncaya kadar kabadayılıklarından geçilmiyordu.

Artık hedeflerini de saklamaya ihtiyaç duymayacak kadar kendilerini güvende sanıyorlardı.

Bombaları ve füzeleri yiyince yeniden kuzu postuna büründüler, “konuşarak anlaşılmayacak hiçbir meselenin olmadığını” fark ediverdiler!

Kendilerini akıllı sayan bazıları da, bilerek yahut bilmeyerek, barış şarkıları söylemeye başladılar.

Oysa barışın da, savaşın da bir zamanı vardır.

Barışın zamanı vardı, o geçti. Şimdi savaşın zamanı; onun da geçmesi için, düşmanın bütünüyle bertaraf edilmesi yahut ebediyen hiçbir tehlike teşkil etmeyecek şekilde etkisizleştirilmesi gerekir.

Eğer bu yapılmazsa, yarım kalmış bir temizlik harekâtının canavarı daha da azgınlaştıracağını, aklı başında olan herkes bilir ve kabul eder.

İşte bu  sebepten “Barışa siz talip olmayın” diyor Kur’ân. Ve hiçbir surette gevşeklik gösterilmemesini emrediyor:

Üstün durumda iken gevşeyip de barışa talip olmayın. Allah sizinle beraberdir ve emeklerinizi boşa çıkarmayacaktır.

Muhammed, 47:35

baris2

 

Resmi tam boy olarak görmek için üzerini iki defa tıklayınız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here