tahiri-mutlu

 TAHİRÎ MUTLU

(KAHRAMAN TAHİRÎ)

(1900-1977)

İstiklâl Harbi gazisi. Takvâ, ubudiyet, ezkâr ve evrada kesretle devamlılık cihetiyle Bediüzzaman’a en çok benzeyen talebesi. Asla gıybet etmemek ve ettirmemek, temizlik hususunda son derece titiz olmak, namazı ilk vaktinde kılmak için ezanı en az on dakika öncesinden seccadesinde oturarak beklemek gibi vasıflarıyla temayüz etmiş ehl-i velâyet bir zat.

Bediüzzaman ve Risale-i Nurlar ile ilk kez 1931 yılında tanıştı. Bu tarihten sonra güzel yazısı, babasından, kızlarına torunlarına kadar bütün ailesi ile ve malı mülkü ile Risale-i Nurların hizmetinde bulundu. Tarlalarını ve evini satarak bütün gelirini Nur hizmetine verdi. Yanında Risalelerden bir parça bulundurmanın bile cesaret istediği yıllarda, evleri bir medrese-i Nuriye olarak faaliyet gösteriyordu. Risalelerin gerek yazıyla, gerekse teksirle çoğaltılmasında hizmeti geçen kilit isimlerden biriydi. Âyetü’l-Kübrâ’yı ilk kez 500 nüsha olarak matbaada bastırmıştı ki, Denizli hadisesinin zahirî sebebi de bu olmuştur. “Nurcu ve bin kalemli bir kâtip” olan teksir makinesini İstanbul’dan alıp Isparta’ya götüren de odur.

Üstad kendisine ziyade muhabbet eder, onu görünce ne kadar hiddetli de olsa yumuşar, kendisinden “ihtiyarların genci” ve “KahramanTahirî” diye söz ederdi.

***

Tahirî’nin, Denizli hapsinde, unutulmaz hâlisane hizmetiyle ve Nurlara sarsılmaz sadakatiyle ve yanılmaz zekâvetiyle ve çekilmez bahadırlığıyla daire-i Nurda ehemmiyetli makamı için, bütün bu defaki mektubunu Lâhikaya geçirdik. Başta Nurun şakirtlerinden validesi Zübeyde olarak, akrabasına ve rüfekasına selâm ederim. Cenab-ı Hak onlardan ebeden razı olsun. Âmin!

***

Bu defa kahraman Tahir’i umumunuz namına gördüm ve onda, bir Lütfi, bir Hafız Ali, bir Hüsrev ve bir Said (fakat genç Said) müşahede ettim. Cenab-ı Hakka çok şükrettim.

***

Kahraman Tahirî ve Hâfız Mustafa’nın yaptıkları hizmet çok güzeldir. Onların tedbirleri isabetlidir, haktır. Nur fabrikasının divanında verdiğiniz kararlar, ne olursa kabulümüzdür.

***

Umumunuzun hesabına Tahirî’yi gördüm ve kendi hesabımıza da, umumunuza tam bir Said ve canlı bir mektup olarak gönderdim.

***

Bazı esbaba binaen, ben en ziyade Hüsrev’i ve Hâfız Ali (r.h.), Tahirî’yi sıkıntıda tahmin ettiğim halde, en ziyade temkin ve teslim ve rahat-ı kalb, onlarda ve beraberlerinde bulunanlarda görüyordum. “Acaba neden?” derdim. Şimdi anladım ki, onlar hakikî vazifelerini yapıyorlar; mâlâyani şeylerle iştigal etmediklerinden ve kaza ve kaderin vazifelerine karışmadıklarından ve enâniyetten gelen hodfuruşluk ve tenkit ve telâş etmediklerinden, temkinleriyle ve metanet ve itmi’nan-ı kalbleriyle Risale-i Nur şakirtlerinin yüzlerini ak ettiler, zındıkaya karşı Risale-i Nur’un mânevî kuvvetini gösterdiler. Cenâb-ı Hak, onlardaki nihayet tevazu ve mahviyette tam izzet ve kahramanlık seciyesini umum kardeşlerimize teşmil ettirsin. Âmin.

***

Mübarekler, Tahir ile beraber, Tahirî’nin bize o kıymettar kalemiyle Cennet taamları gibi çok tatlı ve huri libası gibi çok güzel yazıları, burada herkesi lezzetle mütalaaya sevk ediyor. Ve onun masume iki mübarek kızlarının yazdıkları nüshalar, burada kadınlar, kızlar âleminde geziyor, görenleri Risale-i Nur’a cezb ediyor. Çok çalışkan ve fedakâr Tahirî’nin kesretli hediyeleri, bizleri çok borç altında bıraktı.

***

Peder ve validenize de benim tarafımdan deyiniz ki: Tahirî gibi kahraman bir şakirdi Risale-i Nur’a yetiştiren ve o vasıtayla defter-i â’mâllerine daima hasenat yazdıran bir şakirdi bize kardeş veren o mübarek zatlar, inşaallah bu saadeti daima idame ettirecekler. Dünyanın cam parçalarını, o elmaslara tercih etmeyecekler. Onlar, hususi dualarımızda dahildirler .

***

Ve bilhassa çok ehemmiyetli kardeşimiz kahraman Tahirî’nin parlak ve muvaffakkıyetli ve tevafuklu kalemi, kerametkârâne fütuhat yapıyor. Ve onun iki masumeleri ve masumların ve ümmî ihtiyarların rengârenk çeşit çeşit meziyetlerini gösteren yazıları bizleri teshir ediyor, herkesi şevkle okumaya sevk ediyor. Cenab-ı Hak, sizlerden ebeden razı olsun ve sizi muvaffak etsin. Amin.”

— İstanbul İlim ve Kültür Vakfının Kastamonu Yılları sergi katalogundan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here