Kendisiyle yüz yüze bir tanışıklığımız olmadı.

Fakat “Nasıl bilirsiniz?” diye sorulduğunda, hiç tereddütsüzce ve bütün dünyaya işittirecek bir sesle “İyi biliriz” diyeceğim “adam gibi adam”lardan biri idi.

28 Şubat’ta dimdik ayakta duran, hakkı savunmaktan bir an geri kalmayan bir cesur kalemdi. 28 Şubatçılardan çektiği geride kalmıştı; ama 28 Şubatçılara içtihad sevabı bağışlayanlardan hâlâ çekmeye devam ediyordu.

Şimdi hepsi geride kaldı. “Bir kuşluk vakti, yahut günün az bir kısmı kadar” bir dünya hayatını istikamet üzere noktaladı Hasan Karakaya. Bunun şahidiyiz.

Resulullah (a.s.m.) da önemli olanın bu olduğunu haber veriyor zaten:

“Herkes ‘Rabbimiz Allah’tır’ der; sonra da çoğu inkâra sapar. Kim bu söz üzere ölmüşse, istikamet üzere olanlardandır.” (Tirmizî, Tefsir 41:3.)

İstikamet üzere hayatını mühürleyenlere Kur’ân’ın müjdesi ise herşeye değiyor:

“Rabbimiz Allah’tır” deyip sonra da dosdoğru istikamet üzere olanlara  ise melekler inerler ve “Korkmayın ve üzülmeyin,” derler. “Size vaad edilen Cennetle sevinin.

“Biz dünya hayatında da, âhirette de sizin dostunuzuz. Orada canınızın çektiği herşey vardır; orada istediğiniz herşey sizindir.

“Bu, çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici olan Allah’tan bir ikramdır.” (Fussılet sûresi, 41:30-32.)

***

Kıssadan hisse:

Değmiyor bu dünya hayatı üç beş tane haine dalkavukluk etmeye. Bir kuşluk vaktinin keyfi için dinini, imanını satışa çıkarmaya değmiyor. Değerse bir tek şeye değiyor bu hayat:

Hasan Karakaya gibi yaşayanlardan olmaya.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here