Derken onların hepsi Allah’ın huzuruna çıkarlar. Güçsüz olanları, büyüklük taslayanlara derler ki: “Biz size uymuştuk. Şimdi bizi Allah’ın azabından biraz olsun kurtarabiliyor musunuz?” Onlar ise “Allah bize hidayet verseydi biz de size yol gösterirdik,” derler. “Artık ister feryad edelim, ister sabredelim, bizim için birdir. Sığınacak hiçbir yer yok!”

Hüküm verildiğinde Şeytan der ki: “Allah size gerçek bir vaadde bulundu. Ben de size bir vaadde bulundum ve yalancı çıktım. Ama sizin üzerinizde benim bir gücüm yoktu. Sizi çağırdım, siz de kabul ettiniz. Onun için beni değil, kendinizi kınayın. Artık ne ben sizi kurtarabilirim, ne siz beni kurtarabilirsiniz. Sizin beni Allah’a ortak koşmanızı ben zaten kabul etmiyordum ki!” Zalimlerin hakkı işte böyle acı bir azaptır.

İman edip güzel işler yapanlar ise, Rablerinin izniyle ebediyen kalmak üzere, altlarından ırmaklar akan Cennetlere yerleştirilirler. Orada onlar esenlik müjdesiyle karşılanırlar.

İbrahim, 14:21-24

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here