bekir-berk

Mazlumların Avukatı

Bekir Berk

(1926-1992)

Çocukluğunda, bir gece yatağından “Yaparım efendim, emredersiniz efendim, dağdan dağa atlarım efendim” sözleriyle uyandı. Rüyasında Ebu Cehil’in ordusuna karşı savaşan Peygamberimiz, harbe katılmak isteyen Bekir’e kendi zırhını ve miğferini giydirerek emirler vermişti.

Annesi, bu rüyayı, “Sen bu zamanın Ebu Cehil’lerine karşı savaşacaksın oğlum” diye yorumladı.

Hukuk öğrenimini tamamladıktan sonra, hayata atılırken, Bekir Berk’in tek bir düşüncesi vardı:

Mazlumların hakkını aramak.

Nerede zulme uğramış birisini işitse, Bekir Berk orada, onun savunmasındaydı.

Bir tarafta hakkını arayacak gücü olmayan yoksullar, diğer tarafta devrin istibdadına karşı mücadele veren Necip Fazıl ve Peyami Safa gibi ünlü kalemler, onun müvekkilleri arasındaydı.

Bu ideali, kısa zamanda ona “Mazlumların Avukatı” ünvanını kazandırdı.

Hayatındaki asıl dönüm noktası, Bediüzzaman Said Nursî ve talebelerini tanımasıydı.

Ankara’da tutuklanan Nur talebelerinin savunmasını üstlenmesi istendiğinde, “İnançları uğrunda zindana atılan insanları müdafaa etmeyeceksem ben bu cübbeyi niye giydim?” diyerek oraya koştu.

Orada, cisimleri parmaklıklar arkasında, ama ruhları kuşlardan daha özgür insanlar buldu.

“Bizi değil, Risale-i Nur’u müdafaa edin” dediler.

Ondan sonrası, Risale-i Nur’un müdafaasına adanmış bir ömür idi.

Bediüzzaman Hazretleri, onu, “Seni bize Allah gönderdi” diyerek karşıladı ve üç beraberlikle müjdeledi:

Biri, Risale-i Nur talebesi olman.

İkincisi, Nur’un avukatı olman.

Sonrasını başka bir zamana sakladı Üstad.

“Seninle bir beraberliğim daha var, ama onu söylemeyeceğim” dedi.

***

“Dağdan dağa atlarım efendim” demişti rüyasında.

Üzerinden aştığı dağlar bazan metrelerce kar altında geçit vermeyen dağlar idi.

Bazan ateşlenmesine saniyeler kalmış dinamitler döşenmiş yollar.

Eğer o yolların ve o dağların arkasında yardım bekleyen bir mazlum varsa, bunların hiçbiri engel sayılmazdı.

Anadolu’nun en ulaşılmaz köşelerine öyle ulaşılmaz zamanlarda varırdı ki, bazan onu karşısında buluveren hakimler gözlerine inanamaz da kimlik kontrolu yapardı!

***

Kefenini çantasında, bir ordu enerjisini ruhunda taşıyan bir adamın yıllarca iğneyle kuyu kazması sonucunda yüzlerce dâvâ kazanıldı.

Ve, bir zamanlar ele alınamayan, evde tutulamayan, okuyanların başını dertten derde sokan eserler özgürlüğüne kavuştu, serbestçe basılır, yayılır ve okunur hale geldi.

Bu arada, Mazlumların Avukatı  da tertiplerin hedefi haline geldi ve birgün kendisini demir parmaklıkların arkasında buldu.

Fakat onun enerjisinde, şevkinde ve zevkinde değişen birşey yoktu.

Gülerek zincirlendi, marşlar okuyarak hapishaneye girdi.

Onu mazlumların müdafaasından alıkoymak için avukatlığını elinden alacak bir mahkûmiyet uydurdular.

Fakat asıl hükmü veren, İlâhi kader idi.

“Vazife bitti, artık savunmaya ihtiyaç kalmadı” mesajı geldi yüce âlemlerden.

Ondan sonraki yılları, Kâinat Efendisine komşu beldelerden bütün dünyaya Nurlu hakikatleri ilân etmekle geçti.

Bu arada, yolu mukaddes topraklara düşenler, orada, İbrahim Aleyhisselâmın misafirperverliğiyle kendilerini ağırlayan bir Bekir Ağabey buldular.

Yurduna tekrar dönüşü  ise, kendisini Rabbine kavuşturacak olan bir hastalık vasıtasıyla oldu.

Fakat son nefes verilmeden vazifeyi terk eden kim?

En son günlerinde, koma halinde yatarken bile, büyük bir heyecanla, mazlum bir Nur talebesi muharririn müdafaasını yapıyordu.

***

Her fani gibi Bekir Berk de bu dünyayı arkada bırakarak bâki bir âleme göçtü.

Her büyük insan gibi, göçerken o da arkasında farklı bir dünya bıraktı.

Onun bıraktığı dünyada, milyonlarca insan, hergün ve her saat Nur’un hakikatlerini birbirine okuyor.

Üstelik, kapı çalındığında kimse telâşa kapılmıyor.

Onun arkada bıraktığı  dünyada, Bekir Berk ismi, daima Risale-i Nur’lar ile beraber anılıyor. (Yoksa bu muydu Üstadın söylemediği üçüncü beraberlik?)

Ve bu dünya üzerindeki milyonlarca Nur talebesi, Üstadlarının yıllar önceki müjdesini doğruluyor:

“Birgün hepimiz ona dua edeceğiz.” 

— İstanbul İlim ve Kültür Vakfının Emirdağ Yılları sergi katalogundan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here