اِهْدِنَا الصِّرَاطَ الْمُسْتَق۪يمَۙ

Bizi sırat-ı müstakîme ilet.

             Fatiha, 1:6

♦♦♦

Âyetlerde sırat-ı müstakîm

Sizin de, benim de Rabbimiz Allah’tır; Ona kulluk edin. Sırat-ı müstakîm işte budur.

Âl-i İmrân, 3:51

İsa onlara “Allah sizin de, benim de Rabbimizdir; Ona kulluk edin.
Sırat-ı müstakîm işte budur” demişti.

                   Meryem, 19:36

Gerçek şu ki, sen onları sırat-ı müstakîme çağırıyorsun.

Âhirete inanmayanlar ise yoldan sapıyorlar.

                   Mü’minûn, 23:73-74

Allah dilediğini sırat-ı müstakîme ulaştırır.

                   Bakara, 2:142, 213

Size Allah’ın âyetleri okunurken, Allah’ın Resulü de aranızda iken siz nasıl inkâra dönersiniz? Kim Allah’a sığınır ve Ona bağlanırsa, işte o zaman sırat-ı müstakîme iletilmiş demektir.

                   Âl-i İmrân, 3:101

Allah’a iman ederek Ona sımsıkı sarılanları, Allah kendi katından bir rahmet ve lutfa eriştirecek ve kendisine ulaşan sırat-ı müstakîme iletecektir.

                   Nisâ, 4:175

♦♦♦

İtikadda sırat-ı müstakîm:

             İslâm / Ehl-i Sünnet

 

Aklın sırat-ı müstakîmi:

             Hikmet

Amelde sırat-ı müstakîm:

             Yiğitlik, iffet ve sair güzel ahlâklar

♦♦♦

Dikkat! Her “orta yol” sırat-ı müstakîm değildir:

Allah’ı ve peygamberlerini inkâr eden, “Kimine inanır, kimini reddederiz” diyerek Allah ile peygamberlerinin arasını ayıran ve böyle bir orta yol bulmak isteyenlere gelince:

Öyleleri kelimenin tam anlamıyla gerçek kâfirlerin tâ kendisidir. Biz ise o kâfirlere aşağılayıcı bir azap hazırlamışızdır.

Nisâ, 4:150-151

♦♦♦

“Rabbimiz Allah’tır” deyip sonra da dosdoğru istikamet üzere olanlara ise melekler inerler ve “Korkmayın ve üzülmeyin,” derler. “Size vaad edilen Cennetle sevinin.

“Biz dünya hayatında da, âhirette de sizin dostunuzuz. Orada canınızın çektiği herşey vardır; orada istediğiniz herşey sizindir.

“Bu, çok bağışlayıcı ve çok merhamet edici olan Allah’tan bir ikramdır.”

                   Fussılet, 41:30-32

“Rabbimiz Allah’tır” deyip sonra da dosdoğru istikamet üzere olanlar için ne bir korku vardır, ne de mahzun olurlar.

Onlar Cennet ehlidirler; yaptıklarına karşılık ebediyen orada kalacaklardır.

                   Ahkaf, 46:13-14

Herkes ‘Rabbimiz Allah’tır’ der; sonra da çoğu inkâra sapar. Kim bu söz üzere ölmüşse, istikamet üzere olanlardandır.

                   Tirmizî, Tefsir 41:3

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here