3. Kâinat onsuz olamaz

Şimdi bak: Onun neşrettiği nur ile o matemhane-i umumî, şevk ve cezbe içinde bir zikirhaneye inkılâb etti. . . .

Onun nuru yeryüzünü kapladı

Nefis ve şeytanımıza ne oluyor ki; böyle bir zâtın bütün dâvâlarının esası olan “Lâ ilâhe illâllah”ı, bütün meratibiyle beraber kabul etmesin?

Yeryüzü mescid, asırlar zikir halkası

Resulullah’ın (a.s.m.) büyüklüğünü bir parça olsun kavrayabilmek için, bütün zamanları ve mekânları kuşatacak bir hayalgücüne ihtiyaç vardır.

8. Dünyayı aydınlatan nur

Âhirzaman Peygamberinin (a.s.m.) bu âlem için ne mânâ ifade ettiğini görmek için, ona “büyük resim” içinde bakmak gerekir: Tıpkı Bediüzzaman’ın gösterdiği gibi.

7. Kâinat kitabı muallimsiz olmaz

Birşeyin neticesi evvel düşünülür; Resulullah da (a.s.m.) vücuden en âhir, mânen en evveldir.

6. Herkes onu alkışlıyor

Resulullah (a.s.m.) âleme teşrif ettiğinde, mahlûkat taifeleri ellerinde birer mucize ile onun gelişini tebrik ettiler.

5. Güneş bize diyor ki…

Resulullah’ın (a.s.m.) getirdiği nur ile aydınlanan kâinatta herşey bize dosttur. Güneşin nuranî tebessümünde biz şöyle bir sohbeti okuruz.

4. Merak edilecek haberler burada

Peygamberimiz (asm) öyle acaib bir âlemden hakikî olarak bahsediyor ve öyle bir inkılâbdan haber veriyor ki, binler küre-i arz bomba olsa patlasalar, o kadar acib olmaz.

2. O ve kâinat

Onun gelişiyle sevinen sadece biz değildik. Âlemde ne varsa, hepsinin de onunla bir alâkası vardı. Onun gelişini karşılamak için yollara dizildiler.

1. Resulullah’ı ve Hadis’i Risalelerde okumak

Hadisleri dillerine dolayanların işi hangi noktaya vardırdıklarını gördükçe, Hazret-i Bediüzzaman’ın da yerden göklere kadar haklı olduğunu biz de görüyor, anlıyor, tasdik ediyor, şehadet ediyoruz.