1. Resulullah’ı ve Hadis’i Risalelerde okumak

Hadisleri dillerine dolayanların işi hangi noktaya vardırdıklarını gördükçe, Hazret-i Bediüzzaman’ın da yerden göklere kadar haklı olduğunu biz de görüyor, anlıyor, tasdik ediyor, şehadet ediyoruz.

Kur’ân’ın “Müfessir-i Hakikîsi” kim?

Risale-i Nur okuyan her sınıftan insanlar, kendiliğinden denecek derecede tabiî bir süreç içinde Hadis ilimleriyle ilgili çok önemli bilgilerle donanıyorlar.

8. Dünyayı aydınlatan nur

Âhirzaman Peygamberinin (a.s.m.) bu âlem için ne mânâ ifade ettiğini görmek için, ona “büyük resim” içinde bakmak gerekir: Tıpkı Bediüzzaman’ın gösterdiği gibi.

Hadisi Buharî’de görmek, Sahabeden işitmek gibidir

Peygamberimizin hadisleri, her asırda binlerce muhakkik âlimin incelemesinden geçerek bize kadar ulaşmış bulunuyor.

5. Güneş bize diyor ki…

Resulullah’ın (a.s.m.) getirdiği nur ile aydınlanan kâinatta herşey bize dosttur. Güneşin nuranî tebessümünde biz şöyle bir sohbeti okuruz.

Her derdin devâsı Sünnette

Sünnet-i Seniyye, edeptir. Hiçbir meselesi yoktur ki, altında bir nur, bir edep bulunmasın

Milyarlarca kulun ibadeti kadar makamı var

O tek şahsiyet-i Muhammediye (a.s.m.), yüzer milyon, belki milyar âbid-i muhsin kadar küllî bir ubudiyete ve füyuzâtına mazhar bir makam kazanması, o zâtın risaletine pek kuvvetli şehadet edip imza basar.

Tarihler onu anlatamaz

Siyer kitaplarında onun beşeriyetine ait hal ve hadiseleri okurken, daima başımızı kaldırıp onun manevî şahsiyetine bakmalıyız.

Resulullah’a benzemenin iki yolu

Onun Sünnetine uymak ve fiil ve hareketlerde ona benzemeye çalışmak, insanlık için en büyük maksat ve en mühim vazifedir.

2. O ve kâinat

Onun gelişiyle sevinen sadece biz değildik. Âlemde ne varsa, hepsinin de onunla bir alâkası vardı. Onun gelişini karşılamak için yollara dizildiler.