Kâinat onsuz olur mu, olmaz mı?

Resulullah (a.s.m.) olmazsa bu kâinat da olmaz; bunu hiçbir itiraza mahal bırakmayacak şekilde açıklamak, Risale-i Nur'un en önemli özelliklerindendir.

Elçiliği dünyanın, kulluğu âhiretin sebebi

Nasıl ki onun risaleti şu dâr-ı imtihanın açılmasına sebebiyet verdi, “Levlâke...” sırrına mazhar oldu. Onun gibi, ubudiyeti dahi öteki dâr-ı saadetin açılmasına sebebiyet verdi.

Altı cümlede Risalet-i Muhammediye

Âhirzaman Peygamberinin (a.s.m.) hakkaniyeti birkaç cümle içinde ispat edilir mi?

Kâinat Efendisini Bediüzzaman gibi anlatan var mı?

Kâinatı ve Yaratıcısını hiç kimse Muhammed-i Arabî (a.s.m.) gibi anlatmamıştı. Kâinatın Efendisini de hiç kimse Bediüzzaman gibi anlatmadı.

Bütün bunları yapan bir ümmî zat!

O zât (a.s.m.), öyle bir şeriat ve bir İslâmiyet ve bir ubudiyet ve bir dua ve bir davet ve bir iman ile meydana çıkmış ki, onların ne misli var ve ne de olur.

Düşmanları bile ona inanmak zorunda

Düşmanları bile onun güzel ahlâklı olduğunu itiraf ediyor. Güzel ahlâklı olan, Allah adına yalan söyleyip de “Ben Allah’ın elçisiyim” demez. Öyleyse düşmanları da onu tasdik etmeye mecburdur.

Kur’an’dan sonraki en büyük mucize

Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın Kur’andan sonra en büyük mucizesi, kendi zâtıdır.

Cennet için onun bir duâsı yeter

Nasıl ki onun risaleti şu dâr-ı imtihanın açılmasına sebebiyet verdi. Öyle de, onun ubudiyeti dahi öteki dârın açılmasına sebeptir.

Yüzlerce yıla sığmayan işler

Haydi, yüzer feylesofu alsınlar, oraya gitsinler, yüz sene çalışsınlar. O zâtın, o zamana nisbeten bir senede yaptığının yüzden birisini acaba yapabilirler mi?

Saadet Asrına hayalî bir seyahat

Hayalimize binip Arap Yarımadasına gidiyor ve Resulullah’ı (a.s.m.) iş başında seyrediyoruz.