Üstad’ın şefkatinden bir farenin nasibi

"Hey, çık mübarek hayvan, hey çık!" Bediüzzaman, Afyon hapsinde, hasta yatağında fareye böyle sesleniyordu. Talebesi Hasan Akyol öylece bakakaldı. ...

Risalelerin inanılmaz yolculuğu

Prof. Dr. Hayreddin Karaman anlatıyor: Benim özel olarak Arapça okuttuğum talebelerimden Hüseyin (Hüsmen) Duran vardı . O sıkı bir Nur talebesi idi. Üstadın bulabildiğim bütün kitaplarını okumak istediğimi söyledim. O da günlerce süren bir yolculuktan sonra, akıl almaz bir yoldan epeyce Risale getirdi. Nasıl mı getirdi?

Risale-i Nur sadeleştirilebilir mi?

Risale-i Nur’u Risale-i Nur yapan özelliklerden biri de onun dili ve üslûbudur. Risalelerden birkaç cümle dinleyen bir kimse, bu eserlerde farklı birşeylerin bulunduğunu hisseder. Onu okuyan okumaya, dinleyen dinlemeye doyamaz. Fakat Risale-i Nur’un dilinde, bugün bizim kullanmadığımız birçok kelime de var...

Hakikî terakki ise, insana verilen kalp, sır, ruh, akıl, hattâ hayal …

Hakikî terakki ise, insana verilen kalp, sır, ruh, akıl, hattâ hayal ve sair kuvvelerin hayat-ı ebediyeye yüzlerini çevirerek, her biri kendine lâyık hususî bir...

Baharlardan bir bahar

“Bir zaman iki adam Cennet gibi güzel bir memlekete gidiyorlar.” Baharın en güzel şekilde yaşandığı Anadolu köşelerinden birinde, bir bahar mevsiminin ilk günlerinde, bu satırlarla başladı Risale-i Nur’un macerası.