Bir sineğin kanadı

Yunus Emre bir sineğin kanadını kırk kağnıya yüklemiş, kırkı da çekememiş. Şimdi kağnıların yerini otomobiller aldı, ama sinek kanadı yenilmezliğini hâlâ koruyor.

Cennet Bahçesinde bir dut ağacı

Cennet’e dair 28’inci Söz’ün telif edildiği Cennet Bahçesinin bahtiyar sakinleri arasında mütevazi ve şirin bir de dut ağacı var.

Bir yumurta nasıl ambalajlanır?

ÜMİT ŞİMŞEK Bir yumurta hiçbir zaman elimize bu şekilde ulaşmaz. Yirmi dört saatlik bir üretim faaliyetinin neticesi olan bu aziz ve leziz nimet, mutfağımıza kadar güvenle ulaşabilmesi için, son derece dikkatle plânlanmış bir ambalaj içinde...

Bir varlık, bin şahit

Her varlık, kendi varlığına ancak kendisi kadar şahitlik eder. Kendisini var edene şahitlik ettiği zaman ise, bütün varlıkları da beraber şahit gösterir.

Bir kutlu gece

Bir kutlu gecede insan, Âlemlerin Rabbine muhatap olma şerefine erdi. Onun Rahmân ve Rahîm isimleriyle başlayan kitabından, Ona hitap etmeyi öğrendi.

Bir at bir şiirdir

ÜMİT ŞİMŞEK Zarafet, çoğu zaman bir narinlik içinde çıkar karşımıza. O, ekseriyetle bir çiçektir. Veya bir kuştur. Yahut güzellerden bir güzeldir ki, incitmemek için dokunmaktan korkar insan. https://www.youtube.com/watch?v=zcysO8lzJKs Kuvvet ise, çoğu zaman bir heybetle, hattâ dehşetle beraberdir. O, ekseriyetle bir dağ...

Büyük dünyanın küçük işleri

Bir muhteşem tablonun sadece bir küçük parçasıdır bizim gördüğümüz. Kalanı çoğu zaman gözümüzden kaçar. Onun için dünyamız küçülür.

Bir çiçeğin duası

"Bir gün beni bir mü’min kulun gördü. Yanımdan geçiyordu. Beni fark etti. Durdu, geri döndü, eğildi..."

Darwin taarruzu

ÜMİT ŞİMŞEK “Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır.” Fetih Sûresi, 4 PALMERSTON, Avustralya’nın kuzeyindeki bir koyda yer alan bir liman şehriydi. İngilizler bu şehre kendi verdikleri ismi 1911 yılında değiştirdiler ve kendi kültürlerinin övünç kaynağı olan meş’um bir...

Yağmur duası

Gök gürültüsüne “Müjdele,” buyurulur. “Müjdele Benim kullarıma rahmetimi.” Bulutlar “Geliyoruz,” diye haykırır. “Rabbimizin rahmetiyle geliyoruz.” Gökyüzü bir mescid olur. Gök görültüsü Onu över, melekler Onu tesbih eder. Semâda ürkütücü nâralar yankılanır. Ümit ve korku bir arada yaşanır.