Güzler ve gözler

Geçmişi ve geleceği birlikte görenler için, güzün hazin vedâsı da dünyanın güzelliklerinden bir güzelliktir.

Alacakaranlık kuşağı

Bir tarafta gündüz, bir tarafta gece. Sürekli olarak bu hat yer değiştiriyor ve gezegenimizin şirin yüzü üzerinde, Kur’ân’ın tasvirleri apaçık okunuyor.

Bir elmanın fiyatı

ÜMİT ŞİMŞEK Bir küçük cansız çekirdekle başladı elmanın hikâyesi. Kaç milyon yıl önce, bilen yok. Dünyaya nasıl indiğini, yahut yerden ilk olarak nasıl fışkırdığını gören de yok, işiten de. Milyonlarca kez ağaç oldu, milyonlarca kez çekirdek. Bir o kadar...

Selâm olsun ona selâm edene

Onun hatırı için, gayb âlemlerinde her an dalgalar, damlalar, yapraklar ve zerreler tek tek sayılır. Ama onun sadece dualarla kazandığı sevaplar saymakla bitmez. Onun için edilen rahmet duaları tükenmek bilmez.

Mercan düğünleri

ÜMİT ŞİMŞEK Avustralya açıklarında, denizlerin dibini rengârenk bir halı gibi kaplar mercanlar. Bu canlı halının tüyleri gibi uzanan poliplerden herbiri, aslında ayrı bir hayvandır. Bunlardan binlercesi birbirine bağlanır ve bir aile teşkil eder. Öyle bir aile...

Bir rüzgâr varmış, bir yokmuş

  ÜMİT ŞİMŞEK Rüzgâr diye birşey yoktur aslında. O havadır. Hava ise görülmez. Yalnız kılıktan kılığa girer. Çoğu zaman, aldığımız nefestir o. Damarların en ücra köşelerine kadar gider, can olur. Sonra, kelime olur dudaklarda. Kulaklar, sözleri ondan dinler. Kuşlar bir yandan, gök gürültüsü...

Kar çiçekleri

Gökten inciler yağar. İnciler yerde çiçek açar. Beyaz halılara bem beyaz desenler vurulur. Bir rengin üstüne bin bir nakış işlenir. Dağlar ve ovalar incilerle süslenir.

Yerden göğe yağmur

İri ağaçlarla dolu bir dönümlük bir ormandan, bir gün içinde havaya 200 ton su pompalanır.

Her varlık bir mektup

Her varlık bir mektuptur. Okuyan, gören ve işiten, her varlıkta bir dünya bulur. Dünyanın anlattığını, her varlık binlerce dille anlatır ona.

Bir iftar vakti

ÜMİT ŞİMŞEK Kendisinden çok önce, kendisi için hazırlanmış bir dünyaya gözünü açtı insan. Neye ihtiyacı varsa, yerin altında ve üstünde bol bol depolanmıştı. Nasibi, ışık oldu yağdı gökten. Yağmur oldu yağdı. Bereket oldu, kara topraktan fışkırdı. Renk renk meyveler...