Abdülkadir Badıllı ağabeyin cenazesinden dönüşte geçirdiği trafik kazasında şehit olan genç Nur talebesi Fatih Kazdağlı’yı, kaldığı Nur medresesindeki ağabeylerinden biri anlatıyor:

En yakınında bulunan abilerinden biri olarak merhum Fatih kardeşimiz ile ilgili bu mübarek vakitte duaya medar olması için biraz malûmat vermek istiyorum.

Birincisi: Kardeşimiz ortaokulun başından beri Nur medresemize düzenli gelmekte, programlarımıza katılmakta idi. Mehmet ağabey her Cumartesi Beytepe’den Fatih’i bırakır, program sonunda alırdı. Kardeşimiz lise 1’in başından itibaren medresemizde kalmaya başlamış, kendi arzusuyla bu sene lise 2’nin başından beri  5 gün kalmaya başlamıştı.

İkincisi: Kardeşimizin Risale-i Nur Külliyatını ikinci defa bitirmesine iki kitabı kalmıştı. Genç yaşında on bin sayfadan fazla Nur Risalesi okuyarak imanını takviye etmişti.

Üçüncüsü: Ayrıca tesbihatı ezbere biliyor, Kuran’dan da son cüzün ezberine yeni başlamıştı.

Dördüncüsü: Kardeşimiz okulunda her hafta ortaokullu kardeşlere ders okuyor, aynı programı mahallesindeki küçüklere Sadık Kalemci camiinde 3 haftada bir yapıyordu.

Beşincisi: Kendisi maddi imkanları çok iyi olan bir özel okulda okurken, ortamın daha müspet oluşunu ve hizmet cihetini düşünerek bu sene kendi isteğiyle ve Bekir abisinin girişimiyle İmam Hatip Lisesine geçmişti.

Altıncısı: Takkesini başından ekseriyetle çıkarmaz, cemaatle namaza çok ehemmiyet verirdi. Kimseyi bulamazsa son çare olarak tek başına kılardı.

Yedincisi: Geçen sene Ramazan’da babası ve abileriyle ile umreye gitmişti. Üç gün kaldıktan sonra dedesinin cenazesi sebebiyle dönmüşlerdi. Bu üç günde hem Beytullah’ı hem Mescid-i Nebeviyi ziyarete muvaffak oldu. Ayrıca memleketimizin mübarek mekânları Barla, İstanbul ve Urfa’yı da kardeşimiz bu sene ziyaret etmişti.

Sekizincisi: Ona en yakın kardeşlerimizden birine üniversiteden sonra dersane vakıf olarak hizmet etmek istediğini söylemişti. Bildiğim kadarı ile peder ve validesi bu niyetinden habersiz iken onlar da “Biz Fatih’i hizmete feda edelim” demişler. Bizzat Mehmet abi bunu fakire söylemiştir.

Sanki kardeşimiz acelesi varmış gibi bizlerin belki uzun seneler sonunda muvaffak olduğu birçok güzelliği yaşamış ve belki en razı olacağı bir vaziyette iken Cenab-ı Hak yanına almış, inşaallah Cennet gençleri arasına katmıştır. Kardeşimize en yakın olan ve en çok istifade ettiği abisi Bekir, kardeşimiz hakkında elbette çok daha fazlasını biliyor. Bunlar benim hatırlayabildiklerim. İşte böyle kahraman bir kardeşimizi kaybettik. Hizmetimiz açısından büyük zayiat oldu. Ümidimiz Cenab-ı Hakkın onun boşluğunu dolduracak fedakar kardeşlerimizi çoklukla içimizden yetiştirecek olmasıdır. Peder ve validesini bir cihetten taziye, fakat çok cihetlerden tebrik ediyoruz. Ayrıca sabır ve metanetleriyle Risale-i Nur’daki iman kuvvetini hal diliyle ders vermeleri noktasından da takdir ediyoruz.

***

Fatih kardeşimizin hüsn-ü akibeti ve şehadeti noktasında bize şuhud derecesinde kanaat veren bazı alâmetler:

  1. Kardeşimizin Badıllı Ağabey’in cenazesi için bulunduğu Urfa’da bir dersten çıkıp diğerine doğru giderken vefat etmesi.
  2. Urfa’ya giderken Sungur abinin başından kan gelmesinin şehit olduğunun alameti olup olmadığını Bekir abisine sormuştur. Aynı şekilde kazada başını çarpmıştır. Cenazeye katılanlar baş kısmındaki kana şahit olmuşlardır.
  3. Umrede olan validesiyle konuşurken Cennet kokusu duyduğunu söylemesi. Buna Urfa’da dershanedeki bir abimiz kulak misafiri olmuştur. Ayrıca babasından umreden gelirken cennet kokusu istemiştir. Bu koku babası ve Halis ağabey ile birlikte kabrine dökülmüştür.
  4. Urfa’dan bizlere son olarak ‘Eyyub (AS) Sabır Makamı’ yazılı giriş kapısının resmini göndermiştir. İnşaallah başta peder ve validesi olarak sevenlerini sabır makamına kendisini şehadet mertebesine çıkardığına bir alamettir.
  5. Vefatının ardından Üstadımızın talebesi Abdullah Yeğin abinin, Mehmet Kurdoğlu ağabeyin, Kâbe İmamının ve birçok mübarek zevatın hususi dualarını alması. Cenazesinde farklı Nur Cemaatlerinden birçok Nur talebesi ve ehl-i hizmet vakıf abilerin, İmam Hatip müdür, öğretmen ve öğrencilerinin ve birçok imam, din görevlisi ve ehl-i imanın latif yağan yağmur altında sema ile birlikte kardeşimize hüsn-ü şehadette bulunması.
  6. Bu fakirin son günlerde dikkatini çeken bir hal ki, esmer tenli kardeşimizin yüzünde zahiren görülen bir nur ve beyazlık hasıl olmuştu. Birkaç defa Bekir kardeşe söylemeye niyet etmiştim. Sırrı şimdi anlaşıldı.
  7. Son olarak Fatih kardeşimizin okulunun hemen yanında bir ev bulmuş idik. O muhitteki hizmet açısından münbit zemin nedeniyle orayı alıp taşınmaya karar verdik. Fakat nasipte yokmuş, bir gün ile kaçırdık. Demek Allah Tealâ bu yeni dershaneyi âlem-i berzahta teşekkül ettirecek ve kardeşimizi de kıyamete kadar orada ilm-i Kur’ân ile meşgul edecekmiş diye kalbimize geldi.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here