Çoban değil, yönetici!

“Hepiniz yöneticisiniz” buyuruyor Resulullah (s.a.v.) bir hadis-i şerifinde. Sonra da sırayla her yöneticinin nelerden sorumlu tutulduğunu açıklıyor. Hadis-i şerifin Buharî ve Müslim’de yer alan bir rivayeti meâlen şöyle:

Hepiniz yöneticisiniz ve yönettiklerinden sorumlusunuz.
İmam (devlet başkanı) bir yöneticidir ve halkından sorumludur.
Her adam ailesinde yöneticidir ve yönettiklerinden sorumludur.
Kadın da kocasının evinde yöneticidir ve yönettiklerinden sorumludur.
Hizmetçi / işçi de patronunun malında yöneticidir ve yönettiklerinden sorumludur.
— Buharî, İstikraz: 20; bkz. Müslim, İmâre: 20

Hadis-i şerifin metninde geçen ve “yönetici” olarak tercüme ettiğimiz kelime, Arapça sözlüklerde, (1) hayvanlarla, (2) insanlarla ilgili kullanım alanlarına göre iki şekilde tarif ediliyor. Ve bu tariflerden birincisini Türkçedeki “çoban” kelimesi, diğeri de genel olarak “yönetici, idareci” gibi kelimeler karşılıyor. Aşağıda el-Kamusu’l-Muhit’ten yaptığımız nakil de bu mânâyı açıklıyor:

er-râî الراعي

(1) Davar otlatıcıya denir ki çoban tabir olunur.

(2) Ve bir kavim ve bir şehir ve vilâyet üzere vâli olan adama ıtlak olunur ki taht-ı eyaletinde olanların hıfz ve riayeti zimmet-i himmetine menût olunur.

Müslim’in şerhinde ise, hadis-i şerifin dipnotu olarak şu izah yer alıyor ve “râ’” kelimesinin hadiste çoban anlamında değil, yönetici anlamında kullanılmış olduğunu açıklıyor:

Ulema dedi ki:  Râî, kendisine güvenilmiş olan koruyucudur; ikamesi ve gözetimi altında bulunanların iyiliğini sağlayan kişidir. Onun için, kimin gözetimi altında birşey varsa, o konuda adaletle davranmak, onun dininde ve dünyasında iyiliğini gözetmekle yükümlüdür.

Râ’ kelimesinden türeyip bizim lisanımıza da geçmiş bulunan “riâyet etmek, mürâât etmek” gibi kelimeler de vardır ki, bütün bunlarda kelimenin “yönetici” mânâsındaki ikinci anlamı gözetilmiş, “çoban” anlamıyla hiçbir ilişkisi kalmamıştır. Yine el-Kamusu’l-Muhît’ten:

mürâât المراعاة

Bir adamı bir kimse ihsan ederek gözetip hıfz ve nigâh eylemek mânâsınadır ki hakkına hürmet ve riayet eylemek tabir olunur

— el-Kamusu’l-Muhît

Gelelim Türkçemize: Bu hadis-i şerifin Türkçeye “Hepiniz çobansınız” şeklinde tercüme edilmesi halinde mânânın yanlış bir şekilde aktarılmış olacağı açıktır. Çünkü Türkçede “çoban” kelimesi, aşağıdaki tarifte de görüleceği gibi, sadece “hayvan güden” kimse ile ilgili olarak kullanılan bir kelimedir.

Çoban:

(Fars. çōbān – şōbān) [Kelime Türkçe’den Balkan dillerine de geçmiştir] Koyun, keçi, manda, sığır gibi ehlî hayvan sürülerini güdüp otlatan kimse:

Ölüm bir kapıdır geçmek gerektir / Berâber anda sultan ile çoban (Ahmed Fakih).

Koyunları dağılan bir çoban gibi dalgın (Hüseyin Sîret).

Akşam çoban sadâları artar, güneş söner / Gür çıngıraklarıyle davar yayladan döner (Yahyâ Kemal).

— Kubbealtı Lügati (Misalli Büyük Türkçe Sözlük)

Ayrıca “çoban” kelimesiyle birlikte kullanılan fiiller de, “otlatmak” ve “gütmek” gibi, doğrudan doğruya hayvan sürülerine yönelik fiiller olduğu unutulmamalıdır. Bir çoban yönetmez, idare etmez, ancak otlatır veya güder. Bu bakımdan, söz konusu hadis-i şerif “Hepiniz çobansınız” şeklinde tercüme edildiği takdirde, yöneten-yönetilen ilişkisine otlatan-otlatılan, güden-güdülen ilişkisi anlamının verileceği aşikârdır. Nitekim Asr-ı Saadette Yahudilerin “râinâ” hitabını bu yönde bir anlam ifade edecek şekilde kullanmaları üzerine, mü’minler, “Râinâ demeyin, unzurnâ deyin” şeklinde bir uyarıya muhatap olmuşlardır. (Bkz. Bakara sûresi, 2:104.)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here