6. Dillerin tutulduğu gün

ÜMİT ŞİMŞEK

– VI –

Yedi yıl böylece geçti.

Duvarlar örüldü, sütunlar yükseldi, kubbeler oturtuldu, camiin her köşesi inceden inceye işlendi.

Nihayet, 1617 yılının 9 Haziran günü, avluda otağlar kuruldu.

Yine ziyafetler verildi, yine armağanlar dağıtıldı.

O gün bin kişiye elbiseler giydirildi.

Bütün cemaate mercan tesbihler hediye edildi.

O gün camiden içeri girip de dili tutulmayan kimse yoktu.

Her köşesi bir kuyumcu maharetiyle işlenmiş camiin 260 penceresi kat kat renkler halinde billur, necef ve moran camlardan yapılmıştı. İçeri süzülen rengârenk ışıklar, esrarlı hüzmeleriyle içerisini bir Cennet bahçesine çeviriyordu.

Mavi rengin egemen olduğu 20 binden fazla İznik çinisi ile paha biçilmez halılar ise, bu rengârenk ışık yağmuruna ayrı boyutlar katıyordu.

Altı minare ise, dönemin ünlü yazarı Cafer Çelebinin dizelerinde, “camiin övgüsünü dile getiren altı mısralık bir şiir” olarak tasvir ediliyordu.

[Devam edecek]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here