Çocuklara daha birinci sınıfta din eğitimi verilir mi, verilmez mi?

Bu konuda en sağlıklı cevabı, hiç şüphesiz, Resulullah’ın (s.a.v.) sünnetinde buluruz.

Resulullah’ın sünnetinde, daha doğum öncesinden başlamak üzere, çocuk eğitiminin bütün safhalarına ait ayrıntılı uygulamalar vardır. Merhum Prof. Dr. İbrahim Canan’ın Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları arasında çıkan “Hazret-i Peygamberin Sünnetinde Terbiye” adlı eseri, bu konuyla ilgilenen herkesin mutlaka el altında bulundurması gereken bir eserdir.

Bu eserdeki bilgiler arasında, şu iki husus, konumuzla ilgili olarak özellikle dikkatimizi çekiyor.

Birincisi: Sünnet-i Seniyyede çocukların eğitimi çok erken başlamaktadır.

İkincisi: Sağlam bir tevhid inancının esasları, eğitimde öncelik taşımaktadır.

Meselâ, bir çocuk konuşmaya başlar başlamaz, Resulullah’ın ona İsrâ sûresinin son âyetinde geçen ve son derece özlü bir tevhid dersini içeren şu mealdeki ibareyi öğrettiğini görüyoruz.

“Hamd o Allah’a mahsustur ki, evlât edinmemiştir ve egemenliğinde de hiçbir ortağı yoktur.”

Eserdeki daha başka örneklerden, rivayetlerden ve ulemânın görüşlerinden de anlıyoruz ki, Resulullah’ın sünnetinde din eğitimi, bugün bizim okul çağı olarak bildiğimiz yaştan çok önce başlamakta ve bu eğitim, İslâm’ın inanç esaslarını özellikle içine almaktadır.

İslâm inancının gerektirdiği soyut düşünce seviyesine bir türlü ulaşamayan Batı medeniyetinin ürettiği değerlerin bize eğitim alanında yol gösteremeyeceği açıktır. Özellikle din eğitimi söz konusu olduğunda bu gerçek daha da aşikâr hal almaktadır. Onun için, birinci sınıftan itibaren konulması beklenen din derslerinin planlanmasında, yüzümüzü tamamen kendi kaynaklarımıza çevirmekte zaruret vardır.

Referansını Batıdan alanlar bu konuda ahkâm kesmeye hiç teşebbüs etmesinler: Çağ açan fatihleri, sanatkâr hükümdarları, dünyayı aydınlatan ilim öncülerini biz Batının eğitim metodlarıyla yetiştirmedik.

[Not: Merhum İbrahim Canan’ın eseri, Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları arasında çıkan orijinal haliyle esas alınmalıdır. Eserin daha sonra cemaat tarafından yayınlanan baskılarına orijinalde bulunmayan bazı ilâvelerin yapılmış olması kuvvetle muhtemeldir.]

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here