“Doğa” dilimize böyle musallat oldu

Eskiden tabiat derlerdi, şimdi adı “doğa” oldu. Haberlerden belgesellere, ansiklopedilerden ders kitaplarına kadar hemen her yerde o sahte bir ilâh kılığında karşımıza çıkıyor. Bugün pek çok kimse de lâfın nereye varacağını hesaba katmaksızın bunu kullanıyor. Veya kullanmasa da, karşısına çıktığı yerde yadırgamıyor.

Ömer Özcan’ın “Ağabeyler Anlatıyor” dizisinin yedinci kitabında Refet Kavukçu’dan naklettiği bir hatıra, bu inkâr sözünün dilimize nasıl yerleştirildiğini açıkça gösteriyor ve ders kitapları başta olmak üzere literatürümüzden bu kelimeyi silmenin âcil ve kaçınılmaz bir görev olarak omuzlarımızda bulunduğunu hatırlatıyor.

Öğretmenlerimizde bir tabiatçılık akımı vardı o zaman. “Tabiat yarattı” tarzında çocukların o körpe dimağlarını yaralıyorlardı.

Meselâ birgün öğretmenimiz sınıfta “Bu dünyayı tabiat mı yarattı, yoksa Allah mı yarattı?” diye çocuklara sordu. Biz “Allah yarattı” dedik. Öğretmen “Peki, bakalım Allah mı yarattı, yoksa tabiat mı yarattı, bir görelim bakalım” dedi. Sonra da “Allah’tan şeker isteyin bakalım, eğer varsa size şeker verebilir” dedi. Tabii çocuklar “Allahımız, bize şeker ver” deyince birşey göremediler. Sonra da “Tabiat ana bize şeker ver” diye bağırttırdı çocukları. Tavanlar betonarme olmadığı için, ahşap tahtaların arasından şekerler dökülmeye başladı. Sonradan anlıyorum ki, öğretmen okulun hademesiyle anlaşıyor, hademeyi çıkarıyor tavana, oradan şeker bıraktırıyor.

Ben bu hadiseyi yaşadım. Meğerse o yıllar Allah’ı inkâr ettirip tabiatperestlik cereyanını kabul ettirmenin tam mânâsıyla işlendiği yıllarmış. Biz bunu sonradan anlıyoruz.

Sene 1942-1943. Ortaokulda tabiat dersimiz, tabiat kitabımız var. Öğretmenimiz de bir kadın. O dra her derse girişte “Bu çiçeği, bu âlemi tabiat yarattı, bu böceği tabiat nizamladı” diye başlardı. Böyle darbeler yiyordu körpe dimağlarımız.

  • Ömer Özcan, Ağabeyler Anlatıyor: 7, Nesil Yayınları, s. 310

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here