Tabanının büyük kısmını kaybeden Cemaat, kalanları, “haşhaş”ın dozunu arttırarak elinde tutmaya çalışıyor.

Yeni Şafak yazarı Hilâl Kaplan’ın bugünkü köşesinde Cemaatin gazetesinden verdiği bir örnek, içine düştükleri durumun ümitsizliğini bütün açıklığıyla ortaya koyuyor.

Cemaat gazetesinin yazarı, muhatap oldukları sorular ve tenkitler karşısında kaleme almak zorunda kaldığı anlaşılan yazısında, Cemaati tenkit edilmez bir konuma yerleştirdikten sonra, asıl bombayı patlatıyor ve dünyanın “Hizmet” hareketi etrafında döndüğünü iddia ediyor.

Hilâl Kaplan’ın Cemaat yazarından naklettiği ifade aynen şöyle:

“İslâm’ı temsil ve İslâm’a hizmet, günümüz şartları gereği küreselleşmiş durumdadır; dolayısıyla Cenab-ı Allah, yeryüzündeki bütün hadiseleri, zahirî sebep ve mahiyetleri ne olursa olsun, temelde Hizmet etrafında örgüler.”

Allah’ın kaderi için kendilerini referans gösteren ve Dünyayı kendilerinin etrafında döner vaziyette tasvir eden bu ifadeler, her ne kadar İslâm inancına temelden ders düşse de, inançları Fethullah Gülen’in vaazlarıyla şekillenen kimseler, böyle iddiaları benimsemekte çok fazla zorlanmıyorlar. Hilâl Kaplan’ın yine aynı yazısında bağlantısını verdiği bir vaaz videosunda da, Gülen’in yıllar önce “Resulullah Türkiye’nin idaresini bize bıraktı” şeklindeki iddiası yer alıyor. Cemaatin hıçkırıklar içinde dinlediği bu vaazında Fethullah Gülen aynen şunları söylüyor:

“Senelerce evvel birisi… Bazı şeyler arz edeceğim size. Bana dedi ki. Önemli bir zat. [“Önemli bir zâtın kim olduğunu, Gülen burada dinleyenlerin ferasetine bırakıyor!]:

“Huzur-u Risaletpenahideydim. Ümmet-i Muhammedin ve hususiyle Türk insanının derdiyle iki büklümdüm. Bir inledim, bir de sonra murakabe yaptım. Sonra ‘Ya Resulallah’ dedim, ‘halimiz ne olacak bizim?’ Birden bire Resûlü Ekrem temessül buyurdu, rüya değil. Buyurdular ki: ‘Türkiye’nin mes’elesini falanlara bıraktık biz.’ Bakış bu. Sizin hakkınızda Nebînin hüsnüzannı bu. Haşa, o doğru söyler, doğruyu görür. Siz bilmem bu hüsnüzannı nereye koymayı düşünürsünüz. Bence Ramazanlarda öpüp başınıza koyduğunuz lihye-i şeriften çok mukaddestir. Bırakın onu da, bunu öpün, başınıza koyun ve kemerbeste-i ubudiyet içinde bu işe sahip çıkın.”

***

Hilâl Kaplan’ın Yeni Şafak’taki yazısı:

http://www.yenisafak.com.tr/yazarlar/hilalkaplan/dunya-hizmetin-etrafinda-donuyor-2007041

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here