Risale-i Nur’un ikinci önemli özelliği:

Yaşanarak okunan bir eser olduğu için, Risale-i Nur, tesirini hemen bu dünya hayatında gösterir. Cennetin ruhanî lezzetleri, onun iman derslerinde hemen yaşanmaya başlar.

Başka bir deyişle, Risale-i Nur’un iman derslerinden sonuç almak için birtakım mertebeleri kat etmeye veya âhiret hayatını beklemeye lüzum yoktur. O derslerin bizzat kendisi, ebedî Cennet mutluluklarından haber taşıyan ve eserini bu dünya hayatında hemen vermeye başlayan müjdelerle doludur.

İnkârın ve iman hakikatlerinden uzak bir yaşayışın nasıl bir azap demek olduğunu da, insan, bu derslerde fark eder.

Aslında inkâr ve gaflet içinde geçen bir hayatın her ânı azaplarla doludur; lâkin modern hayatın meşgale ve eğlenceleri bir tür uyuşturma ile insana bu azapları hissettirmemektedir. Risale-i Nur’un iman derslerinde ise, insan, her türlü uyuşturmaların tesirinden uzak bir şekilde, herşeyi bütün çıplaklığıyla görür ve tadar. İçinde bir Cehennem çekirdeği taşıyan inkâr ve gaflette özenilecek hiçbir şey bulmaz; imanda ise dünya hayatını da manevî bir Cennet hayatına çeviren lezzet ve mutlulukları bulur ve yaşar.

Bu sebeptendir ki, Risale-i Nur talebeleri, kendilerine Cennet hayatını bu dünyada yaşatan iman hakikatlerini tekrar tekrar okumak, teneffüs etmek, yaşamak ve zevk etmek isterler. Böylece, sürekli olarak Allah ile beraber olmanın, Onun koruması altında bulunmanın, Onun rahmeti tarafından kuşatılmanın hazzını yaşarlar.

Ve bu sebeple, dünyanın her tarafındaki Risale-i Nur dersleri hergün tekrar tekrar o Nurların müştaklarıyla dolar.

Risale-i Nur’un niçin bu kadar çok okunduğuna dair bir suale Bediüzzaman’ın verdiği cevap (mavi kelimelerin üzerine fareyi getirdiğinizde anlamları görünecektir):

http://erisale.com/#content.tr.15.539

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here