Sadaka belâyı def eder” hakikati, her zaman, her yerde ve her ölçekte hükmünü icra ediyor.

Dünyanın neresinde mazlum ve muhtaç insanlar varsa, bu ülkenin yardım eli oraya kadar uzandı.

Hangi inançtan ve hangi milletten olursa olsun, bir mazlum ne zaman kapımızı çalacak olsa, bu ülke onu da topraklarında ağırladı.

Nihayet, uluslararası kuruluşlar da Türkiye Cumhuriyetini “Dünyanın en cömert ülkesi” olarak tescil etti.

Belki yüzölçümü itibarıyla değil, belki nüfus çokluğu veya bütçesinin kabarıklığıyla da değil, ama yardımseverlik ölçü alındığı zaman herkesin kabul ettiği gerçek bu:

Biz Dünyanın en büyük ülkesiyiz.

Bu milletin genlerini rahmetinin böylesine parlak bir tecellîsiyle donatan Âlemlerin Rabbine hamd ü senâlar olsun.

Aleyhinde ittifak etmiş yerli-yabancı, iç-dış, gizli-açık şer odaklarının bütün şirretliklerine rağmen bu ülkenin nasıl olup da sapasağlam yoluna devam edebildiği, büyüklük taslayan ülkeler iki tane yurttaşını koyun gibi boğazlamaktan kurtaramazken bu devletin 49 vatandaşını nasıl tereyağından kıl çeker gibi kurtarabildiği şimdi daha iyi anlaşılmıyor mu?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here