Mâide sûresinin 92-93. âyetlerinin okunduğu ve Peygambere itaat, takvâ, salih amel ve ihsan konularının ele alındığı 322. Kur’an Buluşmasının özeti ve tam video kaydı.

Peygambere itaat etmenin Allah’a itaat etmek, Peygambere isyan etmenin de Allah’a isyan etmek anlamına geldiğini açıkça bildiren âyetlerden biri daha 322. Kur’an Buluşmasının gündemindeydi.

10 Ekim Cumartesi günü Mâide sûresinin 92-93. âyetlerini okuduğumuz UTESAV Kur’an Buluşmasında, bu konunun yanı sıra salih amel, takvâ ve ihsan kavramları da ağırlıklı konularımız arasında yer aldı.

Gündemimizdeki âyetlerde meâlen şöyle buyuruluyordu:

Allah’a da itaat edin, Peygambere de itaat edin; onlara karşı gelmekten kaçının. Eğer yüz çevirecek olursanız şunu bilin ki, Peygambere düşen, açıkça bildirmekten ibarettir.

İman eden ve amel-i salih işleyenler, bundan böyle haramdan sakınıp iman ederek salih amel işledikleri, sonra takvâlarında ve imanlarında sebat ettikleri, sonra da takvâlarını daha da güzelleştirerek iyilik yaptıkları takdirde, tatmış oldukları şeylerden dolayı onlara bir günah yoktur.  Çünkü Allah iyilik yapan ve iyi kulluk edenleri sever.

Bu âyet-i kerimelerin müzakeresi sırasında yaptığımız tesbitlerden bazılarını şu şekilde özetledik:

  • “Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı iyi ve temiz nimetleri kendinize haram ederek haddi aşmayın; çünkü Allah haddi aşanları sevmez” meâlindeki 87. âyette helâl kılındığı bildirilen tayyibâttan istifade etmekte bir sakınca yoktur. Yeter ki iman ve amel-i salih ihmal edilmesin, helâl dairesinin dışına çıkmaktan kaçınılsın, muamele ve ibadetlerde ihsan mertebesine çıkmak için gayret gösterilsin. Böylece mü’minler bir taraftan helâl ve temiz nimetlerden istifade ederken, aynı zamanda sürekli bir tekâmül içinde bulunsunlar ve dünya nimetleri de onlar hakkında ebedî hayat için bir sermaye hükmüne geçsin.
  • Cenab-ı Hakkın Esmâsı Hüsnâdır, her biri ezelî ve sonsuz, sınırsız bir güzellik mertebesindedir. Kâinattaki bütün güzellikler Esmânın tecellîlerinden gelir. Şeklin, suretin, mânânın, rahmetin, şefkatin, adaletin, hikmetin, ilh. güzellikleri hep Esmânın tecellîsindendir.
  • O, en güzel bir surette yaratıp bütün mahlûkat üzerinde bir mertebe bahşettiği insandan da bu âlemde güzellikler üretmesini, güzel işler yaparak ve yaptığı her şeyi güzel yaparak bu âlemi süslemesini bekler. Böylelikle ihsanının eserini kullarında iki suretle, hem onlara olan ihsanında ve hem de onların fiillerinde görmek ister.
  • Allah Teâlânın emirleri işte böyle çeşit çeşit güzellikleri kullarının fiillerinde ortaya çıkarmak, yasakları da onları her çeşit çirkinlikten korumak hedefine dönüktür. İşte, kulun takvâsı onu çirkinliklerden korurken, ihsanı da Rabbinin Esmâsından yansıyacak güzelliklere onu mazhar kılar.

Kur’an Buluşmalarının bu bölümüne ait ayrıntılı video kaydını buradan izleyebilirsiniz:

UTESAV organizasyonuyla gerçekleşen ve daha önce MÜSİAD Genel Merkezinde yapılan Kur’an Buluşmaları, salgın sebebiyle bi r müddettir https://www.youtube.com/erdemlihayat adresinden Cumartesi günleri 07:30’dan itibaren canlı olarak yayınlanıyor. Kur’an Buluşmaları ile ilgili gelişmeleri kaçırmamak için bu sayfaya abone olabilirsiniz.


Sitede yayınlanan yazılardan ânında haberdar olmak için
bizi Twitter’da takip edebilirsiniz:

twitter.com/umit_simsek


CEVAP VER

Please enter your comment!
Adınız