Fatih Belediyesine nereden bulaştıysa, bir heykel virüsü bulaşmış bulunuyor. Bu belediyemizin sınırları dahilindeki hangi semte adımınızı atsanız, bir heykel tarafından karşılanma ihtimaliniz var:

Meselâ Sultanhamam’da hamal heykeli, Yeni Camiin hemen önünde simitçi heykeli, Tahtakale tarafında kumaşçı heykeli…

Bunlar bizim bir çırpıda görebildiklerimiz. Marifetlerinden bir kısmını görmemiş veya saymayı unutmuşsak, ilgililer bizi mazur görsünler.

Bir müddet önce Üsküdar Belediyesi de ilçenin en merkezî yerine bir timsah heykeli yerleştirmek suretiyle, benzer bir garipliğe imza atmıştı. Ancak bir süre önce bu heykel yerinden kaldırıldı. Şu anda, İstanbul’un sokaklarını putperest Avrupa’nın çirkinlikleriyle doldurma yarışını Fatih Belediyesi tek başına sürdürüyor.

Yalnız, belediye ve heykel ilişkisine dair çok iyi bildiğimiz birşey var:

Fatih Belediyesinin yöneticileri, Cumhurbaşkanımızın “ucube” adıyla andığı, Ankara Belediye Başkanının içine tükürdüğü bir sanat türünü Müslüman bir şehir ahalisine sevdirmek ve Müslüman İstanbul’u bir heykeller şehrine çevirmek için oy almadılar. Bizim inançlarımızda heykelin nasıl karşılandığını da bu yöneticiler çok iyi bilirler. (Bilmeyenler için https://www.yazarumit.com/kuranimizin-butun-hucumu-heykelleredir/ adresinde kısa bir yazımız var.)

Bu durum, olsa olsa, belediye kadrolarına sızmış bir kısım paralelcilerin marifeti olabilir diye düşünüyoruz. Bizi bu kanaate sevk eden ise, aşağıdaki bağlantıdan ulaşabileceğiniz yazıda da görüleceği gibi, malûm cemaatin heykel sevgisi…

https://www.yazarumit.com/zaman-gazetesinin-heykel-sevgisi/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here