Kur’an okuyan, halk ile sarmaş dolaş olan, insanlarla kucaklaşan, Külliyede her sınıftan ve her kesimden vatandaşları ağırlayan bir Cumhurbaşkanı, geçmişin somurtkan ve inançlara müsamahasız devlet anlayışını unutturdu.

 

Fakat halkın özlediği bir Cumhurbaşkanlığı anlayışı, bazı kesimlerin de eski laiklik anlayışına özlem duymasına yol açıyor. Her ne kadar birçoğu bu yeni duruma alışmaya başlamış olsa da, bazı köktenlaik kafalar zaman zaman bu haset ve hasretlerini dile getirmekten geri durmuyorlar.

 

Böylelerinin nasıl bir rejimi özlediklerini hayalimizde daha iyi canlandırmamıza yardımcı olacak bir hatırayı, Mehmet Nuri Yardım’ın uzun ve yorucu emeklerle vücuda getirdiği “Edebiyatımızın Güleryüzü” adlı kitabında şimdi tebessümle okuyoruz:

 

Bizde lâiklik farklı anlaşılmış, yanlış uygulanmış ve Demokles’in kılıcı görevini ifa etmiştir çoğu zaman. Eski büyükelçi Oğuz Gökmen’in eski cumhurbaşkanımız Fahri Korutürk’le alâkalı hâtırası, konuyla alâkadar ve oldukça mânidardır. Gökmen’in hâtırasını Rahim Er’in köşe yazısından okuyoruz:

Resmî bir temas için İran’dayız. Ziyaret ettiğimiz yerler meyanında Hâfız’ın kabrine de gittik. Hâfız-ı Şirâzî’nin huzuruna vardığımızda Cumhurbaşkanımıza “Efendim, müsaade buyurursanız bir Fatiha okuyabilir miyim?” diye sordum. Tedirgin oldu.

“Canım nereden icap etti şimdi bu? Biz lâikiz. Ne münasebeti vardı böyle bir teklifin?” dedi.

Bunun üzerine ben de Yahya Kemal’in “Hâfız’ın kabri olan bahçede bir gün varmış / Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle” diye başlayan meşhur “Rindlerin Ölümü” şiirini yüksek sesle sonuna kadar okuyup bitirdim.

Şiir bitince Cumhurbaşkanı Korutürk ne dese beğenirsiniz?

“Fatiha’yı ne güzel okuyorsunuz!”

Gökmen, hatırasının sonunda, bu yorum üzerine Türk heyetinde bulunanların donup kaldığını anlatıyor.

— Edebiyatımızın Güleryüzü, Mehmet Nuri Yardım

edebiyat-mny

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here