Okulun adı ve yeri önemli değil. Öğrencilerin kim oldukları da önemli değil. Hattâ bunlar tenkitlerimizin hedefi de değil. Çocuklar, kendilerinin yanlış olduğuna inandıkları bir düşünceyi, akıllarınca biraz da espri kattıklarını düşünerek yeren bir pankart hazırlamışlar ve bir mezuniyet hatırası olarak şen şakrak pozlarla resim çektirmişler.

Pankarttaki yazı aynen şöyle:

“Evin direği erkek değil kolondur; onu da ben çizerim.”

Yukarıdaki tabloda asıl dikkat çeken şey, sekiz kız öğrenciden üçünün başörtülü oluşları. Giyim tarzları, kendilerinin dinî hassasiyetlere sahip çocuklar olduğunu gösteriyor. Bu hassasiyetlere sahip olan ve bir fakülte bitirecek kadar da okuyup yazmış kızlarımızın, herşeyden önce Kur’ân’dan da haberdar olmuş bulunmaları gerektiğini düşünüyoruz. Ve tabii, Kur’ân’ın aile hayatında erkeği “kavvâm,” yani ailenin direği olarak nitelediğini de biliyor olmalılar. Böyle bir esprinin de sonuç olarak Kur’ân ile istihzâ anlamına gelme ihtimalini düşünmüşler midir, bunun hesabını her birinin kendi vicdanına bırakalım ve biz asıl sorumuzu soralım:

Yakın bir geçmişe kadar hayalimizden bile geçmeyecek olan böyle bir tabloyu toplumumuzun bir gerçeği olarak önümüze koyan şey nedir?

Ve bu sorunun bulması kolay, çözümü zor olan cevabı:

FEMİNİST POLİTİKALAR.

Feminist akımların daha başka akımlarla işbirliği halinde ürettiği “toplumsal cinsiyet” ideolojisini bir devlet politikası haline getirir ve bu arada devletin zirvesinden halka “Öyle sanıldığı gibi geçim işlerinin erkeğe ev işlerinin kadınlara yüklenmesi söz konusu değildir” mesajları verirseniz, bu tablolara alışmanız ve çok daha ileriye varan sonuçlara da hazırlıklı olmanız gerekir.

Biz yine de, belki bir pişmanlık vesilesi olur da feminist politikalardan geri dönüş iradesini tetikler ümidiyle, Kur’ân’ımızın açık beyanlarını yöneticilerimize hatırlatmadan geçmeyelim:

Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur. Onun için sâliha kadınlar itaatkârdır. Allah’ın kendilerini korumasına karşılık gizliyi (kimse görmese de namuslarını) koruyucudurlar.

Nisâ sûresi, 4:34 (Diyanet Vakfı meâli)

6 YORUMLAR

  1. Feminizm, ahlaki çöküntü, seküler eğitim, eşcinsellik… Aile yıkılıyor. Anneler iş dünyasına yönlendiriliyor. Çocuklar sahipsiz. Bütün bunlara dur demek gerekiyor.

  2. Bir çözüm önerisi: Evde çocuğunu büyüten annelere çocuk başına her ay 3000 lira verilmeli. Çocuk 18 yaşına gelene kadar bu ödeme her ay devam etmeli. Çünkü en zor iş, evde çocuk büyütmek. Evde çocuk büyüten annenin, ev dışında iş hayatına atılması, çocukları sahipsiz bırakıyor.

  3. Erkeği-babayı değersizleştiren, ötekileştiren; kadını erkeğe, çocuğu babaya düşman eden kamu spotları derhal yayından kaldırılmalı!

  4. Evet evin direği erkek değil kolondur onu da biz çiziyoruz. Zoruna mı gitti sayın yazar okuluda fakülteyide gurur duyarak açıklayabilirim. Arkadaşlarımın fotoğrafını kullanırken izin aldın mı mesela bu da bir kul hakkı olabilir mi ?

    • Bu hissi tepki. Resimde resimdekileri kötü gösteren bir durum mu ki kul hakkı olsun. Övünerek yaptığınız işi, resimde ki yazıyı kullanarak eleştirmiş. Tepkinizi bu eleştiriye cevap vererek yapmanız gerekirdi. Yazar zoruna gittiği için değil, islama göre yanlış yaptığınız için eleştirmiş. Buda normaldir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here