Allah’ın geleceği bilmediği iddiasıyla en büyük “buluşlarından” birini yapan, bu arada “Peygamberimizin Cennetlik olup olmadığı, İblis’in Cehenneme girip girmeyeceği” gibi konuları da Allah’ın henüz bilmediğini iddia eden Abdülaziz Bayındır, ilâhiyat alanındaki katliâmını tamamladıktan sonra fizik alanına daldı ve bilim tarihinin en büyük buluşlarından birini yaptı:

Dünyamızı meğer Güneş aydınlatmıyormuş!

Geçmiş asırlarda güya Kur’ân’a dayanarak Dünyanın düz olduğunu iddia edenler gibi, Bayındır da Kur’ân’ın “Gündüzü gösterici kıldık” meâlindeki âyetine dayanarak, Güneş ışınlarının aslında karanlık olduğunu, Dünyamız üzerinde “gündüz” diye bir varlığın bulunduğunu, Güneş ışınları bu varlığa çarpınca ortalığın aydınlandığını savunuyor. (Hoca bu arada atmosferin varlığını unutuyor diye düşünebilirsiniz. Biz ise, atmosferle ilgili daha büyük buluşlarını gürültüye getirmemek için daha ilerideki bir zamana sakladığını düşünüyoruz.)

Bayındır, bu ifşaatını, “Güneş Dünyamızı aydınlatırken uzay neden karanlıkta kalıyor? Bu konuyu Kur’ân-ı Kerim’den açıklayabilir miyiz?” şeklindeki bir soruyu cevaplandırırken şu şekilde yapıyor:

Güneşin Dünyamızı aydınlatması Güneş ışınlarının Dünyamızda bulunan gündüze çarpmasıyla olur. Yani o gündüz dediğimiz şey yirmi dört saat vardır. Gece ve gündüz iki ayrı varlıktır. Bizim gündüz dediğimiz vakitte gündüz öne geçer, gece dediğimiz vakitte gece öne geçer, ama gecenin bir göstergesi yoktur. Onun için kutup bölgesinde aydınlık geceler olur. Ama gündüzün göstergesi vardır, karanlık gündüzler olmaz. Yani Güneş hiç doğmasa bile gündüzün aydınlığını görebilirsiniz. Gündüz apayrı bir varlıktır. Şimdi bunu Kur’ân-ı Kerim açık ve net bir şekilde söylüyor. “Ve’n-nehâra mubsıran, yani neharı mubsır kıldık, gösteren bir varlık olarak kıldık” diyor. Çok sayıda âyet var. Geceyle gündüzün birer ayrı varlık olduğuna dair çok sayıda âyet var. Ve bunu ilk defa biz ortaya koymuş olduk biliyorsunuz. Şu anda dünyada birçok ilim adamı bu konudaki makalemizin bitmesini bekliyor. Türkiye’dekiler de bizden utanıyorlarmış. Utanmaya devam etsinler, çok iyi olur. Onlar da öğrenir nasıl olsa birgün.

***

Bu sözlerin gerçekten söylenmiş olduğuna inanmakta güçlük çekenler için haberin videosu aşağıda yer alıyor. Bayındır’ın bu konuyla ilgili daha başka videoları da internette dolaşıyor. Ancak uzun uzadıya bu videoları izlemek gibi bir azâba okuyucularımızı mâruz bırakmamak için, büyük ilâhiyatçı-fizikçinin konuya açıklık getiren bazı ifadelerini de bu videolardan naklediyoruz:

Gündüz, Güneş ışınlarını ışığa çeviren bir varlıktır. Eğer gündüz denen varlık olmasa Güneş ışınları ışığa çevrilmez. . . . Gündüz ve gece yirmi dört saat mevcut. Ama gece belirtisiz  olduğu için, şu anda yaşadığımız gündüzün içinde gece var, ama gecenin etkisini göremiyorsunuz. . . . Gece bir süzgeç görevini görüyor, Güneşten gelen ışınların o duhâ olan kısmını insanlara yansıtmıyor. Gecenin yaptığı o. Onun için gece insanları dinlendiriyor, gece bir örtü oluyor insanların ve hayvanların üzerine. Güneş tepede olmasına rağmen insanlar ve hayvanlar hiçbir rahatsızlık duymadan rahat bir şekilde dinleniyorlar. . . . Aslında bu anlattıklarım fizikçiler için çok yeni bir saha. . . . Bunu anlatınca bazıları dalga geçiyor. Geçersiniz tabii, bir insan bilmediği şeyin düşmanıdır. . . . Kur’ânda tüm ayrıntılarını bulduğumuz ışığı ölçecek âlet var mı, yok mu, araştırılıyor.

***

5 YORUMLAR

  1. Bir soru : dünyanın uydusu Ay’da gündüz var mı? Mars ‘ta gündüz var mı? Güneş ‘te gündüz var mı? Güneş neden karanlık değil?

  2. KÜÇÜK BİR HATIRA:
    Bir zamanlar Nur Medresesinde kalırken bir ilahiyatçı abimiz bize misafir olmuştu. Kendisi doguda bir yerde görevliydi. Oralarda o zamanlar hala klasik medreseler vardı. O abimiz de vakit buldukça merkezden hayli uzak medreselere gider oradaki hocalarla da tanışıp sohbet edermiş.(Muhtemelen Risale-i Nur’u verdikleri eğitimde temel olması için daha kapsamlı anlatmak içindir zira Hz.üstad zaman zaman Risale-i Nur’a medresenin sahip çokmasını ifade etmiştir).Bir gün sohbet esnasında abimiz İnsanlığın Ay’a bile çıktığını ifade edince konuştuğu hoca şiddetle karşı çıkmış ve demiş:”Ay nurdur asla çıkılamaz, aslında oraya çıkmadılar”. Bu konuda hayli müzakere yapmışlar. Biz abiye sorduk sonuç nedir diye, o da bize gülerek maalesef “Ay’a çıkılamayacığını kabul ettik” dedi.
    Herhalde yukardaki durum da bunun gibi birşey. Bir insanın ilmi ile “Echel”iyete var gücüyle koşması ve savrulması ne kadar acı…Ahirzaman fitnelerinin en büyüklerinden olsa gerek….
    Saygılar…

  3. Bayındır hoca kuranı kabul eder.. ( kendi aklına uyan şekilde… başkasının aklına uyanı değil..)
    sonunda “engizisyon papazı “da oldu… “kitabı kendi kafasına göre “tevil edip… bütün ilim sahiplerini nerede ise “galileo”yaptı… ey müslüman dünyadan çıkan papaz kafalı mutaassıp prof… Ben senin yerinde olsam… dindersi vermeyi bırakır… beyoğlunda marlboro satardım.. belki senin için bu daha hayırlı olur…

  4. bu adam haşa Allahı geleceği bilmeyen bir Yaratıcı olarak iddia ediyorsa,bu zırvalamalarında herhalde mazurdur. zira………….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here