Kâinat İmamının “muhabbet sözlüğü” başkalarına da örnek oluyor.

Diyanet İşleri Başkanlığının bir televizyon dizisi hakkında gösterdiği tepkiye öfkelenerek “Diyanet’e ders vermeye” teşebbüs eden bir köşe yazarının kullandığı kelimelere bakın:

“Şebelekler, madrabazlar, sümüklü böcek kafalı mahlûk, zıpçıktı, lagaluga…”

Ve baştan sona kibir kokan, birşeylerin hıncını çıkarmaya matuf, türlü hakaretler içeren cümleler…

Bundan da anlaşıldığına göre, Diyanet iyi bir iş yapmış (veya birilerinin menfaatine dokunmuş) olmalı ki, aklı başında birilerinden akıllı uslu tenkitler yerine, böyle bir seviyede tepkilerle karşılaşıyor.

Bediüzzaman’ın bir asır önceki haykırışını hatırlamanın zamanı, ama üzerine alınan çıkar mı acaba:

“Ey gazeteciler! Edipler edepli olmalı, hem de edeb-i İslâmiye ile müteeddip olmalı!”

stuna

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here