Mâide sûresinin 82-86. âyetlerini okuduğumuz 318. Kur’an Buluşmasının özeti ve video kaydı.

Hıristiyan, Yahudi ve müşriklerden hangisi mü’minlere daha yakın, hangisi düşmanlıkta daha şiddetli? Müslüman olmayanlardan da faziletli davranışlar beklenebilir mi?

Bu sorunun cevabını veren âyetler 318. Kur’an Buluşmasının gündemindeydi.

UTESAV organizasyonuyla gerçekleşen Kur’an Buluşmalarının bu bölümünde Mâide sûresinin şu mealdeki 82-86. âyetlerini okuduk:

İman edenlere düşmanlıkta insanların en şiddetlisi olarak Yahudileri ve Allah’a ortak koşanları bulacaksın. İman edenlere sevgide insanların en yakını olarak da “Biz Hıristiyanız” diyenleri bulacaksın. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır ki, bunlar büyüklük taslamazlar.

Peygambere indirileni işittiklerinde, âşinâ oldukları haktan dolayı gözlerinin yaşla dolduğunu görürsün. “Ey Rabbimiz, iman ettik,” derler. “Sen de bizi hakka şahitlik edenlerle beraber yaz.

“Rabbimizin bizi salihler arasına katması için can atarken, Allah’a ve haktan bize gelene niçin iman etmeyelim?”

Bu söylediklerine karşılık, Allah da onları, içinde ebediyen kalacakları, altlarından ırmaklar akan Cennetlerle ödüllendirdi. Muhsinlerin mükâfatı işte budur.

İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlar ise Cehennem ehlidir.

YouTube’un Erdemli Hayat sitesinden yayınlanan Buluşmada Ehl-i Kitap ile ilgili uyarılar içeren diğer âyetleri de göz önüne alarak yaptığımız değerlendirmelerde özetle şu tesbitler öne çıktı:

  • Toplum hayatında gerek Ehl-i Kitap ile, gerekse daha başka inanç sahipleriyle çeşitli alanlardaki münasebetler her zaman var olagelmiştir.
  • Bu münasebetlerin Müslümanlar açısından sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için gerekli olan bazı hatırlatmalar da bu âyetlerde yapılmakta ve kimden ne bekleneceği hususunda Müslümanlara önemli ölçüler verilmektedir.
  • Bu ölçülerin  inançlardan ziyade davranışları ilgilendirmesi dikkat çekicidir. İnanç bakımından Hıristiyanlar – şirke düşmüş olmaları sebebiyle – Müslümanlara Yahudilerden daha uzak oldukları halde, keşiş ve rahiplerinin merhamet ve şefkat sahibi olmaları ve büyüklük taslamamaları sebebiyle Müslümanlara en yakın durumda, Yahudiler ise düşmanlıkları ve kalp katılıkları sebebiyle müşriklerden bile daha uzak durumda gösterilmişlerdir.
  • Bu durumun ortaya çıkardığı bir başka sonuç: Dünya sevgisi, kibir ve düşmanlık, hak dini kabul etmeyi zorlaştıran unsurlar olduğu gibi, alçakgönüllülük, merhamet ve şefkat de insanları hak dine yaklaştıran ve onu kabule hazırlayan unsurlardır. Bu hakikate işaret eden iki hadis-i şerif:
    • Cahiliye döneminde hayırlı olanlar, iyice kavradıkları takdirde İslâmda da hayırlıdırlar. (Buharî, Enbiyâ: 8, 14, 19; Müslim, Fezâil: 168).
    • Cahiliye döneminde yaptığı sadaka vermek, köle âzad etmek, sıla-i rahim yapmak gibi iyiliklerinden sevap görüp görmeyeceğini soran Sahabîye Resulullahın cevabı: “Sen zaten eski iyiliklerin sebebiyle Müslüman oldun.” (Buharî, Edeb: 16; Müslim, İman: 195).
  • Bir başka önemli nokta: Fazilet her zaman fazilettir. Ayrıca iman başka, amel başkadır. Bir Müslümanda İslâma lâyık olmayan özellikler bulunabildiği gibi, daha başka inanç sahiplerinde İslâma lâyık faziletler bulunabilir. Güzel ahlâk bir gayrımüslimde bulunduğu zaman yine güzel ahlâk olarak kalırken, çirkin huylar da bir mü’minde bulunduğu zaman yine çirkin huy olarak kalır.

Kur’an Buluşmalarının 318. bölümüne ait video kaydını buradan izleyebilirsiniz:

UTESAV organizasyonuyla gerçekleşen ve daha önce MÜSİAD Genel Merkezinde yapılan Kur’an Buluşmaları, salgın sebebiyle bir müddettir https://www.youtube.com/erdemlihayat adresinden Cumartesi günleri 07:30’dan itibaren canlı olarak yayınlanıyor. Kur’an Buluşmaları ile ilgili gelişmeleri kaçırmamak için bu sayfaya abone olabilirsiniz.


Sitemizde yayınlanan yazılardan ânında haberdar olmak için
bizi Twitter’da takip edebilirsiniz:

twitter.com/umit_simsek


CEVAP VER

Please enter your comment!
Adınız