İçinde yaşadığımız Samanyolu galaksisinin ortalarında, gözlerden çok çok uzakta, hattâ optik teleskopların da çok uzağında bir manzara:

Yıldızlar ve yıldızlar ve yıldızlar ve yıldızlar. Deniz sahilindeki kumlar misali yıldızlar…

Bu fotoğraf, görüşü engelleyen gaz ve toz bulutlarının ötesine nüfuz edebilen kızılötesi teleskopların çektiği pek çok resmin birleştirilmesiyle ortaya çıktı.

Resim, 900 ışık yılı çapında bir alanı kaplıyor. Bunun anlamı da şu:

Resmin bir tarafında gördüğünüz “kum tanelerinden,” yani yıldızlardan birinin ışığı, resmin diğer ucundaki yıldızlardan birine ulaşıncaya kadar dokuz asır geçiyor.

Biz ise bu resmi, 26 bin sene önceki haliyle görüyoruz.

Ve gördüğümüz resim, içinde barındığımız galaksinin sadece küçük bir parçasını teşkil ediyor.

İçinde barındığımız galaksi ise, kâinattaki yıldız topluluklarının çok, ama çok küçük bir parçası.

Şimdi o yıldızların hepsini birden, Sözler’in tercümanlığından dinlemenin vaktidir:

 

Dinle de yıldızları, şu hutbe-i şirinine,

Nâme-i nurîn-i hikmet bak ne takrir eylemiş.

Hep beraber nutka gelmiş, hak lisanıyla derler:

Bir Kadîr-i Zülcelâlin haşmet-i sultanına,

Birer burhan-ı nurefşânız vücub-u Sânie; hem vahdete, hem kudrete şahitleriz biz…

 

galaksi-merkezi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here