Gülen’in vaadlerine inanarak kendilerini tehlikeye atanlar bir kere daha hüsrana uğradı.

Dua kılığında gönderdiği tahliye talimatında Gülen, bu işin çok kolaylıkla olacağını müjdeliyordu.

Talimat dua kılığındaydı, ama duaya da çok benzemiyordu.

Allah’a, duayı nasıl kabul edeceğini de öğretiyor gibiydi dua. Sadece “Onları sal” demiyor, bir de “en çabuk zamanda, çok rahatlıkla sal” diyerek bu işi nasıl gerçekleştireceğini de tarif ediyordu!

Örgüt için ise, böyle duaların ve sohbetlerin şifresini çözmek çok zor birşey değildi.

Bu ifadelerde apaçık bir müjde vardı.

Siz bir kılıfına uydurun, göreceksiniz bakın nasıl rahatlıkla olacak bu iş” demek istiyordu Gülen.

Müjdeyi alanlar Alamut Kalesinden atlayıverdiler.

Ve “en çabuk zamanda, çok rahatlıkla” yerin dibine çakıldılar.

Hattâ o kadar çabuk ve rahatlıkla ki, nasıl çakıldıklarını bile anlayamadılar, hâlâ da anlayamıyorlar.

***

Bu, Gülen’in asılsız çıkan vaadlerinden şimdilik en sonuncusu.

Daha önce de örgüt eleman ve sempatizanları pek çok vaadlerle oyalanmış yahut belli eylemlere sevk edilmişlerdi.

Tayyip Erdoğan’ın öleceğine dair vaadler bunların başında bulunuyor. Bu konuda vade verilerek örgüte yayılan haberler asılsız çıkınca vade revize ediliyor ve birkaç ay sonrasına itiliyor, yine asılsız çıkarsa bu defa “yeterli dua edilmemesi” gibi bahanelerle suç örgüt elemanlarının üzerine yıkılıyordu.

Mahallî seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimi gibi konularda da Pensilvanya’dan gelen ve asılsızlığı peş peşe ortaya çıkan vaadlerle örgüt birtakım eylemlere sevk edildi. Ablaların kapı kapı dolaşarak CHP için canla başla oy istemeleri, bu eylemlerin en dramatik olanları arasında hatırlanıyor.

Vaadlerinde yalancı çıkmış olmak, şu ana kadar örgüte pek çok eleman ve bu arada para kaynağı da kaybettirdi.

Fethullah Gülen’in kâinatta olmuş-olacak, gizli-açık herşeyi bildiğine inanan belirli bir kesim ise, vaadlerin yalan çıktığını düşünmeye fırsat bulamadan, örgüt yayın organlarının yoğun algı operasyonlarıyla yeni vaadlerin peşine düşürülüyor.

Bu arada Pensilvanya kaynaklı kin, öfke ve husumet dolu gönül sohbetleri birbirini izliyor. Gözünü öfke bürümüş bir cemaate ise “Bak, senin liderin yine yalancı çıktı” şeklindeki bir uyarıda bulunmanın tepkiden başka bir sonuç doğurmayacağını herkes gibi örgüt ileri gelenleri de biliyor.

Elhasıl, FTÖ’de işler şimdilik böyle yürüyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here