Haberin unsurları, girişi ve gövdesi ile ilgili olarak yaptığımız açıklamalardan sonra, birkaç haber örneği üzerinde izahlı olarak duralım:

Örnek haber 1

Sahibinin 20 yıldır aradığı araba, park ettiği yerde bulundu.

Önceki gün Frankfurt’ta bir binayı yıkmaya gelen işçiler, binanın garajına park edilmiş bir araba ile karşılaştılar.

İşçilerin durumu polise bildirmesinden sonra araştırmaya başlayan polis, elindeki kayıtlarda, söz konusu araba ile ilgili bir çalıntı ihbarının bulunduğunu fark etti.

Fakat bu ihbar 1997 yılına aitti.

Şu anda 76 yaşında olan bir Frankfurtlu, o zaman arabasını park ettiği yeri unutmuş, bulamayınca da çalınmış olduğunu düşünerek durumu polise bildirmişti.

Arabanın sahibine ulaşan polis, ihtiyar adamı kızıyla beraber arabasının bulunduğu yere götürdü.

Ancak arabanın sahibi de, polis de ne kadar uğraştılarsa arabayı çalıştıramadılar.

Şehir yetkilileri, çalıştırılamayacak durumdaki arabanın geri dönüşüme gönderileceğini bildirdiler.

 

Haberin tahlili

 

AÇIKLAMA HABER METNİ
Giriş paragrafı / Olayın özü verilmiş / “Nerede, Ne zaman, Kim buldu?” soruları giriş paragrafı için “Olmasa da olur” cinsinden olduğu için, sözü uzatma ve olayın özünü gölgeleme istidadı sebebiyle haberin devamına bırakıldı / Cümlede edilgen fiil kullanıldı; ancak önemli olan arabayı kimin bulduğu değil, arabanın bulunmuş olması.

 

Sahibinin 20 yıldır aradığı araba, park ettiği yerde bulundu.

 

Nerede, ne zaman, kim buldu? Bu soruların cevabı verilirken, olayın ilk aşaması anlatılıyor. Okuyucunun zihninde beliren soru: Peki, sonra?

 

Önceki gün Frankfurt’ta bir binayı yıkmaya gelen işçiler, binanın garajına park edilmiş bir araba ile karşılaştılar.

 

Sonrasında bir sürpriz bizi bekliyor: çalıntı ihbarı. Fakat bu arabanın sahibi tarafından buraya park edildiğini haberin başında öğrenmiştik.

 

İşçilerin durumu polise bildirmesinden sonra araştırmaya başlayan polis, elindeki kayıtlarda, söz konusu araba ile ilgili bir çalıntı ihbarının bulunduğunu fark etti.

 

Bir hayret unsuru daha: İhbar 20 yıllık çıktı.

 

Fakat bu ihbar 1997 yılına aitti.

 

Olay çözülüyor. Aslında hikâyenin özü burada. noktalanıyor. Haberi buraya kadar okuyan bir okuyucu, olayı öğrenmiş demektir.

 

Şu anda 76 yaşında olan bir Frankfurtlu, o zaman arabasını park ettiği yeri unutmuş, bulamayınca da çalınmış olduğunu düşünerek durumu polise bildirmişti.

 

Polisin ihtiyar adamı alarak arabanın bulunduğu yere götürmesi, kızının da bu yolculukta bulunması hikâyeyi hem somutlaştırıyor, hem de insan unsuruyla biraz daha zenginleştiriyor / Gerçi arabanın markası bilinseydi haberin bir yerinde “araba” kelimesi yerine bunu kullanarak meselâ “1972 model Volswagen’ini karşısında buldu” gibi bir cümle kurmak, manzarayı okuyucunun gözü önüne getirebilirdi; ancak haberin kaynağında bu konuda bir bilgi verilmemiş.

 

Arabanın sahibine ulaşan polis, ihtiyar adamı kızıyla beraber arabasının bulunduğu yere götürdü.

 

Yirmi yıl önce terk edilmiş bir arabanın çalıştırılamaması beklenen bir hadise, ama okuyucunun zihninde bir sorunun belirdiğini görür gibi oluyoruz: Peki, sonra?

 

Ancak arabanın sahibi de, polis de ne kadar uğraştılarsa arabayı çalıştıramadılar.

 

Sonrası hazin bir final: Çalışmayı unutan araba ölüme gönderiliyor. Şehir yetkilileri, çalıştırılamayacak durumdaki arabanın geri dönüşüme gönderileceğini bildirdiler.

 

[Devamı var]

***

Bundan önceki bölüm:

Haberin gövdesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here