Bankalarına el konulup da birtakım hesapların ve sırların ortaya çıkma tehlikesi ciddîye binince, the Cemaat efsaneleri yine piyasaya sürülmeye başladı.

Cemaatin önde gelen efsane üreticilerinden Abdullah Aymaz, 8 Şubat tarihli Zaman gazetesindeki yazısında,  Bank Asya’nın imdadına Hz. Hamza’nın yetişeceğini Cemaate müjdeledi.

Bankanın hesaplarına el konulmasını “zıpçıktı baskın” şeklinde niteleyen Aymaz, batık bankayı kurtarmak için evini ve arabasını satan, kefen parasını yatıran, böbreğini satmayı düşünen kişileri örnek vererek, elde kalan Cemaat fertlerinin paraya tahvil edilebilecek herşeylerine talip olduklarını bir kere daha gösterdi.

Aymaz, yapacakları yatırımın boşa gitmeyeceğini ispat sadedinde de, geçmişte Cemaati bağış havalarına sokmak için kullanılan efsaneleri tekrar ortaya sürdü ve Hz. Hamza’nın uyanık iken insanlara görünerek bir okla taşı parçaladığını, kamp baskını için gelen arabaların âniden ortaya çıkan kasırga ile havalanıp insanların öldüğünü iddia etti.

Cemaat içinde bu tür efsanelerin rağbet bulmasınde büyük emeği geçen Abdullah Aymaz, daha önce de yıllarca Hızır kıssaları anlatarak, “Peygamberde olmayan bazı bilgilerin daha başkalarında bulunabileceği” inancının Cemaat içinde yayılmasını sağlamış ve böylelikle şeriata aykırı düşen söz ve uygulamaların Cemaat tabanı tarafından sorgusuzca benimsenmesine katkıda bulunmuştu.

1 YORUM

  1. Her vazifenin, makamın, hizmetin ihtisas ve ehliyeti olur. Yoksa insanı ya imandan ya candan ya da maldan eder. Ehliyettten sonra da müstakim kalmak da lazım. Çünkü ufacık bir sapma büyük acılara mal olur. Düşünün açı köşesindeki bir derecelik inhiraf bir mm. Ama açı yayında metrelerce hatta kilometrelerce olur. Hiç aymazın the cemaati, CIA’nın Paul Henze’sini, Graham Füller’ini vaktiyle bulmuş. The Cıa tecrübeli basmış yağlı pohpohu. The cemaatin egosu şişmiş. Habbe olmuş kubbe. Şişen ego adamı aydırmaz. Bediüzzamnan kişinin enaniyet cihetiyle dünyaya, ubudiyeti ile ahirete baktığını söyler. Adamlar uyanık, aymayanı the cemaatiyle misyonlar göstremiş. Eskiden ilahi şimdi külahi misyonlar. “Siz bu bölgenin ağabeyisinin, manevi falan filan” anında ayaklar yerden kesilir. Ve İsrail Meclis Başkanı veya başhahamı döktürür: (Biz de tevhide inanırız. Ama biz dinen dışa kapalıyız. Ama İslam öyle değil. Öyle olunca Tevhide siz yayacaksınız. Öhö öhü biz de yani. Hemfikiriz the cemaate şalom. “ Enaniyet pohpohlama şerbetini içen artık sarhoştur hiç aymaz. Köşesinde İsrailiyatla dolup taşar: “Büyük Yahudi alimi Meymuni İslam Dini’nin nokta-i nazarından bakar. Meymuni şöyle. İşte İsrail’li dedi ki tevhid misyonu sizde” Ve zamanla görüldü ki, tevhid demek the siyonizm ile the cemaatin tevhidi imiş.Ve tevhidler yumağı sökün eder. Beni İsrail’in en kötü hasletlerinden biri dünyevileşmedir. Dünyevi menfaatleri esas ittihaz ederek tamah etmişlerdir. Ve tokadını ağır yiyerek ecirlerini bulmuşlardır.Ama ibret alınmadığı için tekerrür ediyor. Bugün Yahudi muhipliği ve müttefikliği ayan beyan açığa çıkan the cemaatin the hocanın the fetvası: “Neden meşru hükümetten izin almadınız”, “Kur’an Yahudi’yi lanetlememiştir” Yahudi’de tezahür eden fena adetler tevhid-i Kudüs’le da tezahür etmeye başladı. Manevi muhabbet, istihbaratta teklik, ideolojisine müştereklik, Türkiye’yi hedef tahtasına imeceyle oturtmak.Ve Talut’un ordusunun nehirden kana kana içmesi gibi bastıra bastıra mangırlar ceplere dolunca yük ağırlşatı yürüyüş de . Bir şey daha var. Ve Abdullah olamayınca Aymaz olan birinin Meymuni’den nakillerle başlattığı terane günümüze asr-ı saadetle iltibaslı İsrailiyat hezeyanlarına döner. Hamzalar da gelir imdada veliler de. Yalnız GS eğilimli the cemaatin the hocasından mülhem halaskarlık havaları, futbol takımı halaskarı Hamza ile top gibi yuvarlak paracıkları kurtaracak Hamza’yı çağrıştırır. Açının yayı genişleyince aklar ve karalar gibi küresel efendi ile küresel meczup aymaz girer aynı sepete. Ayrıca açı köşesindeki sinek açı yayında tavus kuşu olacak sanılır. Ama gerçek şu: “Ehl-i dalâlete ve ehl-i bid’aya taraftar çıkarlar, mesleklerine bir derece revaç verip, bir kısım ehl-i imanı ve ehl-i hakkı, o mesleğe girmeye meş’ûmâne bir sebebiyet verirler.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here